28.7 C
İstanbul
Perşembe, 26 Ağustos 2021

Sokakların ‘engelli canları’ uzanan şefkat elleriyle hayata tutunuyor

Benzer Haberler

Berna İnönü
Yaşam Yazarı
Antalya

Çeşitli kazalarda yaralanarak nüzul kalan, duyu ya da uzuv yitirilmesine uğrayan sokak hayvanları, gerek barınakta gerekse sokaklarda karşılaştıkları hayvanseverler vesilesiyle hayata tutunuyor.

Hızla artan şehirleşmeyle yaşam alanları daralan sokak hayvanları, kimi zaman kamu kurumları ve sivil cemiyet müesseselerinin destekleriyle, kimi zaman de kendini bu işe adamış gönüllülerin çalışmalarıyla yaşamlarını sürdürüyor.

Kimi süre bir mağazanın vitrininde, kimi süre parktaki bir bankın üstünde insanlarla kontakt kuran “sokaktaki canlar”, birbirleriyle kavgalarının yanı sıra, vasıta çarpması ve fena işlem şeklinde insan kaynaklı nedenlerle ciddi yara alıyor.

Bu yaralanmalarda duyu yada uzuv yitirilmesine uğrayan hayvanların talihli olanları tedavi edilme imkanı bulsa da sokak yaşamını sürdürmesi daha zor hale geliyor.

Barınakta, baytar kliniğinde ya da sokakta engelli hayvanlarla karşılaşan ve onlara şefkat elini uzatan hayvanseverler, can dostlarını “evin yeni sakini” haline getiriyor.

Antalya’da da yaralı sokak hayvanlarını sahiplenerek, yaşamlarını kolaylaştıran hayvanseverler, birbirinden güzel hikayelere imza atıyor.

Felçli “Fıstık” yeni evinde mutlu

Hayvan barınağında karşılaşmış olduğu arka ayakları felçli ve bir gözü görmeyen sokak köpeğini sahiplenen Mürüvvet Ebinç, AA muhabirine, “Fıstık” adını verdikleri köpeğin iyi mi yaralandığını bilmediklerini söylemiş oldu.

Barınaktan edindikleri köpeğe destek olmaktan büyük mutluluk duyduğunu ifade eden Ebinç, “Oldukça daha kötüydü. Şu an iyi ve mutlu. Sıhhatli sokak hayvanları esasen sokakta kendilerine bakabiliyorlar, ikimiz de bakıyoruz. Fakat bunlar engelli, dilleri de yok ki konuşamıyorlar. Bu yüzden bunlara ayrı ilgi gerekiyor.” diye konuştu.

Bir başka hayvansever Sedef Schutz da Antalya Büyükşehir Belediyesi hayvan barınağından sahiplenerek adını “Boncuk” koyduğu ampute köpeğiyle evini paylaşıyor.

Daha ilkin beslediği engelli köpeğini hastalık sebebiyle kaybeden Schutz, engelli hayvanların desteğe daha çok gereksinim duyduğunu söylemiş oldu.

Yeni sahiplendiği Bocuk ile 4 aydır beraber olduklarını özetleyen Schutz, “Boncuk, cins bir köpek. Eski sahipleri tarafınca kaza geçirmesi sonrası terk edildiğini tahmin ediyorum. İlk güne gore şu anda fazlaca daha iyi durumda.” dedi.

İnsanların engelli hayvanları sahiplenmekten korkmaması icap ettiğini, bakımının sıhhatli olanlardan bile kolay bulunduğunu özetleyen Schutz, “Engelli hayvanların doğada ya da sokakta yaşam şansları yok. Zira tabiat zayıf olanı yok ediyor. Barınaklardan engelli hayvan sahiplenilmesi fazlaca mühim. Bu hayvanlar sahiplenilirse ve orada yer açılırsa, gereksinim duyan yeni hayvanlar için barınaklarda yer açılabilir.” ifadesini kullandı.

“Görmeyen bir canlı insanoğlunun rehberi oluyor”

Sokakta tesadüfen bulmuş olduğu görmeyen bir kediyi sahiplenen Nazlı Uçar ise 2019’dan beri “Coki” ile yaşadıklarını söylemiş oldu.

Coki’nin eve vardığında yavru bulunduğunu ve fazlaca çaba sarf etmesine karşın görme yetisini kurtaramadığını aktaran Uçar, şöyleki konuştu:

“Bir çok insan bana ‘Ne kadar talihli bir kedi’ diyor. Ben de ‘Ben ne kadar talihli bir insanım’ diye yanıt veriyorum. Onu izlediğim süre ben başka bir dünya görüyorum. Uyarlama kabiliyeti fazlaca kuvvetli. İnsanlar kör bir canlıyla bir arada olmakta çekince yaşıyorlar. Fakat asla gerek yok çekinceye. Bence görmeyen bir canlı, insanoğlunun rehberi oluyor.”

Ayşe Öndoğan da evinde beslediği kedilere, köpek saldırısından kurtardığı engelli kedisi “Pamuk’u” da dahil etti.

Öndoğan, Pamuk’un tamamlanmamış bir patisi olması sebebiyle bir tek kaşınırken güçlük yaşadığını ve kaşınmaktan hoşlandığını dile getirdi.

Ayşe Öndoğan’ın eşi Ercan Öndoğan da eşiyle hem sokakta hem de evlerinde gerek sıhhatli gerek engelli fazlaca sayıda kediye destek olmaya çalıştıklarını söyledi.

Evlerinde birden fazla engelli kedinin bulunduğunu ifade eden Öndoğan, bunların içinde felçli, ampute edilmiş, görmeyen, epilepsi hastası, zihinsel problemler yaşamış olduğu kabul edilen ve yaşlılık sorunları olanlar bulunduğunu söyledi.

“İnsan olmayı, acıma ve vicdanı, Kırpık ile öğrendim”

Bir bacağı ampute edilmiş bir sokak köpeğini sahiplenen Ayşegül Uluer ise “Kırpık” adını verdiği köpeğiyle bir duyuru yardımıyla tanıştığını söylemiş oldu.

Sıhhatli bir hayvanı da bulunduğunu sadece Kırpık ile içinde herhangi bir fark bulunmadığını dile getiren Uluer, “Onu tamamlanmamış görmüyorum. Bir trafik kazası geçirmiş. Ben de bir kolumu kaybedebilirdim. Bu durum dışlanmalarını gerektirmiyor. Bana fazlaca şey kattı. Bir anneydim. İnsan olmayı, acıma ve vicdanı, Kırpık ile öğrendim. Zira onlar ‘engelli’ diye birazcık daha itelenen çocuklar. Oysa ki onların daha fazlaca ihtiyacı var bizlere.” değerlendirmesinde bulunmuş oldu.

Sokaktan sahiplendiği engelli 3 sokak hayvanına ev sahipliği meydana getiren heykel sanatçısı Bahar Çağlıcan da Sütlaç, Zekican ve Nazlıcan adını verdiği, ikisi görme engelli biri ampute kediyle yaşamaktan mutluluk duyduğunu söylemiş oldu.

“Zekican” adını verdiği ampute kedisiyle 4 yıl ilkin sokakta karşılaştıklarını, görme engelli kedileri Nazlıcan’ın bir yıl, Sütlaç’ın ise birkaç gün ilkin Antalya Candost Derneği vesilesiyle eve geldiğini söyleyen Çağlıcan, bilhassa engelli hayvanların merhamete daha çok gereksinim duyduğuna dikkati çekti.

Çağlıcan, sokaktaki engelli hayvanların bir tek hayvanseverlerin değil, toplumun tümünün ilgisine muhtaç bulunduğunu açıkladı.

YORUM YAZ

Yorumunuzu girin!
Buraya adınızı girin

Son Gelişmeler

Benzer Haberler