23.1 C
İstanbul
Çarşamba, 18 Ağustos 2021

Müslümanların asırlardır devam eden hüznü: Kerbela

Benzer Haberler

Berna İnönü
Yaşam Yazarı
Ankara

Son Peygamber Hazreti Muhammed’in torunu Hazreti Hüseyin ve ehlibeytten 72 kişinin şehit düşmüş olduğu “Kerbela vakası”, İslam dünyasında asırlardır, Müslümanların devam eden hüznü olarak yer tutuyor.

Irak’ın Kufe kenti civarlarındaki Kerbela Çölü’nde hicri takvime gore 10 Muharrem 61’de (10 Ekim 680) Emevi Devleti’nin ilk halifesi Muaviye bin Ebu Süfyan’ın ölümünden sonrasında yerine geçen oğlu, Emevilerin 2’nci Halifesi Yezid bin Muaviye’nin, Hazreti Hüseyin’in kendisine biat etmesini istemesi sebebiyle yaşanmış olan üzücü hadiseler, Hazreti Muhammed’i ve onun ehlibeytini seven müminleri derinden yaraladı.

Yezid tarafınca Hazreti Hüseyin ve ehlibeytin 1382 yıl ilkin şehit edilmesi, siyasal hırs ve zulümlerin asırlarca dinmeyecek sonuçlar vereceğini gösteren acı bir örnek oldu.

Hazreti Hüseyin ve beraberindekilerin, muharrem ayının 10’uncu günü olan “Aşure Günü”nde şehit edilmeleri sebebiyle bugün, “matem günü” olarak görülüyor. Kerbela şehitleri, yarın yad edilecek.

“Hazreti Hüseyin, İslam hilafetinin saltanata dönüşmesinin karşısındaydı”

Diyanet İşleri Başkanlığı Din İşleri Yüksek Kurulu Uzmanı Mehmet Kapukaya, AA muhabirine, Kerbela vakasının Sünni ve Aleviler başta olmak suretiyle herkesi etkileyen bir hadise bulunduğunu söylemiş oldu.

Kerbela’da şehit edilen Hazreti Hüseyin’in haksızlığın karşısında, doğruluğun tarafında bulunduğunu belirten Kapukaya, “Hazreti Hüseyin, İslam hilafetinin saltanata dönüşmesinin karşısındaydı. Gerek Peygamber Efendimizden gerekse babası Hazreti Ali’den almış olduğu eğitim ve haiz olduğu kültür bu tür haksızlıklara karşı çıkmasını gerektirmiştir. Bu yüzden Yezid’in halifeliğine karşı çıktı.” dedi.

Kerbela’da büyük bir acının yaşandığını belirten Kapukaya, “Ehlibeyte karşı sevgi, Peygamber Efendimizin bizlere tavsiyesidir. Hem de Kur’an-ı Kerim’de ehlibeyte işaret edilmiştir. Hazreti Hasan ve Hazreti Hüseyin, Peygamber Efendimizin çiçekleridir. Maalesef dünyevi hırslar ve saltanat bunların önüne geçti.” diye konuştu.

İslam’da her işin yeterli olana verilmesi prensibinin bulunduğunu vurgulayan Kapukaya, yeterlik ve hakkaniyet prensibine riayet edilmediği süre Kerbela şeklinde acı vakalarla karşılaşıldığını dile getirdi.

Muharrem ayının 10’uncu gününde şehit edilen Hazreti Hüseyin ve 72 arkadaşını dualarla yad ettiğini ifade eden Kapukaya, Müslümanların Kerbela vakasından ders almaları icap ettiğini kaydetti.

Kerbela vakasında yaşananlar

Uzun devam eden siyasal mücadeleler sonucu miladi takvime gore 661’de halifelik makamını eline geçiren Muaviye, Hazreti Hasan’ın şehadetinden sonrasında “halifelik” makamının saltanata dönüştürülmesi adına oğlu Yezid için halktan biat almaya başladı. Fakat Hazreti Hüseyin bu durumu kabullenmedi.

Muaviye’nin 680’de ölümünden sonrasında yerine geçen oğlu Yezid, ilk iş olarak Hazreti Hüseyin’in biatını almak istedi. Hazreti Hüseyin biat ettirilmesine yönelik baskılar artınca durumun kötüye gideceğini anlayarak, aile fertleriyle mayıs 680’de Mekke’ye doğru hareket etti.

Mekke’ye gelen Kufeliler ise Hazreti Hüseyin’i şehirlerine çağrı ederek, Emevilere karşı birlik oluşturmayı teklif etti.

Kufelilerin samimiyetini idrak etmek istedi

Hazreti Hüseyin daha ilkin hem babası Hazreti Ali’ye hem de ağabeyi Hazreti Hasan’a karşı ihanetlerine tanık olduğu Kufelilerin samimiyetlerini idrak etmek için amcasının oğlu Müslim bin Akil’i Kufe’ye gönderdi.

Kufe’de 18 bin şahıs, Müslim’in önünde Hazreti Hüseyin’e biat etti. Sadece sonrasında Kufeliler ihanet ederek, Emevilerin Müslim’i öldürmesine göz yumdu.

Son gelişmelerden haberdar olamayan Hazreti Hüseyin, aile fertleriyle Kufe’ye doğru yola çıktı. Hazreti Hüseyin yolda Müslim’in başına gelenleri haber aldı. Fakat Müslim’in oğullarının, babalarının öcünü almak istediklerini söylemesi üstüne yoluna devam etti.

Susuz bırakılması için önlem alındı

Kufe Valisi Ubeydullah bin Ziyad’ın bin askerle gönderilmiş olduğu Hürr bin Yezid, kafilenin yola devam etmesine izin vermeyerek, Hazreti Hüseyin’e validen yeni buyruk gelinceye kadar Kufe ile Medine içinde bir yol takip etmesini söylemiş oldu.

Bunun üstüne Fırat Nehri kenarındaki Kerbela Çölü’ne ilkin Hazreti Hüseyin, sonrasında Ömer bin Sa’d ulaştı. Kufe Valisi Ubeydullah, Ömer’e, Hazreti Hüseyin’den Yezid adına biat almasını, aksi halde suyla bağlantısının kesilmesini emretti.

Biat teklifini kabul etmeyen Hazreti Hüseyin ve yanındakiler, zulme boyun eğmemek için Tanrı yolunda ölme sonucu aldı.

Hazreti Hüseyin ile beraberindeki 32 atlı ve 40 piyade, bölgede kurulan çadırda harp hazırlıklarını tamamladı.

Sonrasında Hazreti Hüseyin ve beraberindekiler ile Yezid taraftarları, Kerbela’da karşı karşıya geldi. Ordusunun isyanından çekinen Ömer bin Sa’d, bizzat ilk oku atınca harp başladı. Harp meydanında Hazreti Hüseyin tarafınca fazlaca şahıs öldü, geriye ehlibeytten başka kimse kalmadı.

Babası Hazreti Hüseyin’den izin alarak çadırından harp alanına çıkan 19 yaşındaki Ali el-Ekber, Kufeliler tarafınca mızrak ve kılıç darbeleriyle şehit edildi. Kufeliler, Hazreti Hüseyin’in öteki evlatları Cafer ve Abdullah’ı da şehit etti.

Kufeliler teke tek savaşım edemedi

Kahramanca savaşan ve karşısına çıkan herkesi yenik eden Hazreti Hüseyin ile teke tek savaşım etme cesaretine haiz olmayan Kufeliler, hep beraber onun üstüne hücum etti.

Almış olduğu ok ve mızrak darbeleriyle atından yere düşen Hazreti Hüseyin’in başı kesilerek, bedeni atların ayakları altında ezildi. Hazreti Hüseyin ve beraberindekilerin kesik başları Yezid’e gönderildi, cenazeleri ise Beni Esed mensubu El-Gadiriye köylülerince Hair denilen yerde toprağa verildi.

YORUM YAZ

Yorumunuzu girin!
Buraya adınızı girin

Son Gelişmeler

Benzer Haberler