3.4 C
İstanbul
Cuma, 28 Ocak 2022

Kendi 53, kalbi 35 yaşına girdi

Benzer Haberler

Berna İnönü
Yaşam Yazarı
İzmir

İzmir’de kalp nakilli gazeteci Çağatay Çağlar, 53. yaş gününü kutlarken, bağış yöntemiyle ona ikinci bir yaşam sunan kalbi de 35 yaşına girdi.

İzmirli gazeteci Çağatay Çağlar, 38 yaşlarındayken kalp kasları enerjisini yitirmeye başladı.

Hastanede 3 yıl devam eden yoğun tedavilere karşın sağlığına kavuşamayınca Çağlar’a Ege Üniversitesi (EÜ) Hastanesinde suni kalp aleti takıldı.

Çağlar, 8 ay süresince kalbine kan pompalayan cihazdan, nakil haberiyle kurtuldu.

Aydın’da çalmış olduğu iş yerinde beyin kanaması geçiren 23 yaşındaki Orhan Şadıllı’nın organları ailesi tarafınca bağışlandı.

Şadıllı’nın kalbi, EÜ Kalp Damar Cerrahisi Ana Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Mustafa Özbaran başkanlığındaki ekip tarafınca 10 Şubat 2010’da Çağatay Çağlar’a takıldı.

Kalp naklinin yapıldığı günden bu yana geçen 12 yılda, Çağatay Çağlar aynı hastalıkla savaşım edenlere destek vermek amacıyla Kalp Hastaları ve Nakillileri Derneğini kurdu.

Sıhhat sorunları ve ekonomik sıkıntılar sebebiyle bazen dernek başkanlığını bırakma noktasına gelse de Çağlar, ikinci bir yaşam şansı elde etmek isteyenlere sırtını dönmedi ve kurduğu derneğe 3 bine yakın şahıs üye oldu.

İzmir’in köklü spor kulübü Göztepe’nin sarı ve kırmızı renklerine, mesleğine ve yaşama sıkı sıkıya bağlı Çağatay Çağlar, 53. doğum gününü, 35 yaşındaki kalbi ve ümit verdiği 3 bin kişinin gönül desteğiyle kutladı.

Orhan Şadıllı’nın ailesiyle kalp bağları sürüyor

Çağatay Çağlar, İzmir’in Göztepe semtindeki evinde AA muhabirine, 12 yıl süresince kalbiyle yaşamış olduğu Orhan Şadıllı’nın ailesiyle görüştüğünü ve onları ailesi şeklinde gördüğünü söylemiş oldu.

Kalbi bağışlayan Aydınlı ailenin fazlaca zor günler geçirdiğini kaydeden Çağlar, “Kalbini taşıdığım Orhan Şadıllı’nın mezarına gidiyorum. Ailesiyle de tanıştım ve devamlı haberleşiyorum. Kardeşleriyle karşı karşıya görüşüyorum. Anası benimle bir tek telefonla görüşebiliyor. Beni görmeye hazır değil fakat her an dualarımdalar.” dedi.

Çağlar, hastalık sürecinde zor günlerde insanlara ümit olacak bir dernek oluşturmayı hedef edindiğini ifade ederek, aralarında kalp nakillilerin de bulunmuş olduğu 7 kişiyle Kalp Hastaları ve Nakillileri Derneğini kurduklarını söyledi.

Amaçlarının kalp hastaları ile kalp nakli adaylarına ruhsal destek verip katkı sağlamak bulunduğunu ifade eden Çağlar, organ bağışı farkındalığı oluşturmak için de etkinlikler düzenlediklerini aktardı.

Çağlar, derneğin ekonomik sıkıntılara karşın ayakta kaldığını ve üye sayısının 3 bine yaklaştığını kaydederek, çalışmalarını şöyleki özetledi:

“Derneğimizin Türkiye’nin her yerinden, Avrupa’dan üyeleri var. Bilhassa toplumsal medya hesapları üstünden iletişimimizi sürdürüyoruz. Benim telefonumu 7 gün 24 saat arayabiliyorlar. Dertleşmek isteyenler, hastalığına çözüm arayanlar, önerileri olanları derneğe kabul ediyoruz. Kalp hastalığıyla savaşım kolay bir şey değil. İnsanlar ruhsal olarak en minik kalp hastalığında bile ne yapacaklarını şaşırıyorlar. Ikimiz de manen elimizden gelen desteği veriyoruz. Fizyolojik olarak da yönlendiriyoruz.”

Hastanede yatmış olduğu günlerde asla dışarı çıkamamanın acısını, üzüntüsünü yaşadığını, yağmurda ıslanmanın bile ne kadar büyük mutluluk bulunduğunu keşfettiğini özetleyen Çağlar, “Bana takılan kalbin kıymeti milyonlarla ölçülmez. 12 senedir yaşadığıma şükrediyorum. Bundan sonrasında çoluğuma çocuğuma yararlı olmaya çalışacağım, organ bağışına destek olmaya da devam edeceğim.” dedi.

Para isteyenlere dikkat

Nakil beklediği günlerde kendisini yurt dışından arayan bazı kişilerin para karşılığı kalp önerisinde bulunduğunu ifade eden Çağlar, “Dernek üyelerimize de bu tip teklifler geliyor. Maalesef bu işi meydana getiren insanoğlu var. Aradıkları hastaları da, kabahat duyurusunda bulunması durumunda, can güvenliği ve ailesinin can güvenliğiyle tehdit ettiklerini duyuyoruz. Üyelerimiz bizi arayıp ‘Ne yapsak?’ diye soruyorlar. Bu teklifleri ciddiye almamalarını söylüyor ve diyalog kurmamalarını söylüyoruz. Yasal yollarla süreci yönetmelerini istiyoruz.” diye konuştu.

Çağlar, zor günlerinde hastaların yanında yer alanların unutulmadığını, unutulmayacağını dile getirerek, bağışçı aile, Ege Üniversitesi Hastanesi doktorları ve son dönemde evde bakım hizmetlerini yürüten Eşrefpaşa Hastanesi sıhhat personeline de teşekkür etti.

YORUM YAZ

Yorumunuzu girin!
Buraya adınızı girin

Son Gelişmeler

Benzer Haberler