10.1 C
İstanbul
Çarşamba, 12 Mayıs 2021

Parlamentolar Arası Kudüs Platformu ile Ümmetin Temsilcileri Vakfından Filistin için dayanışma çağrısı

Benzer Haberler

Nazim Atay
Haber Yazarı
Istanbul

Gömü ve Maliye Bakan Yardımcısı, Parlamentolar Arası Kudüs Platformu ve Ümmetin Temsilcileri Vakfı (ÜTEV) Başkanı ve Parlamentolar Arası Kudüs Platformu Türkiye Başkanı Dr. Nureddin Nebati, İsrail’in Filistinlilere ve Mescid-i Aksa saldırılarına ilişkin, platform ve vakıf adına yapmış olduğu açıklamada, işgalci terör devleti İsrail’in şiddetle kanla ve zulümle dolu tarihinde alçakça bir sayfa daha açtığını, ramazan ayında, Kadir Gecesi’nin arifesinde Mescid-i Aksa’da namaz kılan olan masum sivillere plastik mermilerle ses bombalarıyla ve göz yaşartıcı gazlarla saldırdığını anımsattı.

Filistinlileri içine alan ateş dolu çemberin giderek daraldığına tüm dünyanın tanık bulunduğunu dile getiren Nebati, şöyleki konuştu:

“Kardeşlerimizin almış olduğu nefese bile düşman olanlar zalimlikte hiçbir sınır tanımamaktadır. Filistinli kardeşlerimiz orada ellerinde taşlarla sopalarla kendilerine tutulmuş namlulara karşı bir onur mücadelesi veriyor. Nesillerdir yaşadıkları evlerinden sürüklenerek çıkarılıyorlar. İşgalci siyonistler, evlerinden çıkmak istemeyen Filistinli Müslümanları araçlarıyla tek tek hedef alıp eziyor. Devlet eliyle meydana getirilen gerçek bir teröre maruz kalıyorlar, mermilerle bilhassa başları gözleri hedef alınıyor. Her yerde ağızları köpürerek Aksa’ya baskın çağrıları yaparak sertliği daha da körüklüyorlar.”

İsrail’in saldırıları neticesinde, aralarında durumu ağır olan yüzlerce yaralının bulunduğunu, Gazze’ye düzenlenen hava saldırısında 9’u çocuk 25 şehit verildiğini aktaran Nebati, İsrail’in alçakça saldırıları yüzünden masal dinleyecek yaşlarındaki evlatların kurşun ve bomba sesi altında öldüklerini kaydetti.

Nureddin Nebati, “Kudüs’ün Selahaddinleri, Ömerleri; işgalcilerin necis ayakları ilk kıblemizi kirletmesin, mabedimizin göğsüne namahrem eli değmesin diye canlarını ortaya koyarak, büyük fedakarlıklarla savaşım ediyor, şehadete yürüyor. Bebek katillerinin kanlı kurşunlarına karşı tekbir sesleriyle bedenlerini siper ediyorlar. Zira onlar biliyorlar ki komutanı Hz. Muhammed olan bir ümmet asla boyun eğmez, eğmedi, eğmeyecek.” ifadelerini kullandı.

“Mescid-i Aksa’yı zincirlerinden kurtarmak için yapmamız ihtiyaç duyulan tek şey birleşmektir”

Haçlı saldırılarında Aksa’da namaz kılmayı yasaklayan zalimleri, “muzaffer komutan” Selahaddin eliyle ıslah edenlerin, bugün de bunu meydana getirecek kuvvete ve kaynaklara fazlasıyla haiz bulunduğunu vurgulayan Nebati, şu değerlendirmede bulunmuş oldu:

“Rabb’imiz tarafınca bizlere zaferi vaat edilen Kudüs davasını, Ümmet-i Muhammed’e emanet edilen Mescid-i Aksa’yı zincirlerinden kurtarmak için yapmamız ihtiyaç duyulan tek şey birleşmektir. Birleşerek Filistin’in kurtuluşu, Aksa’nın özgürlüğü için her şeyi yapmakla her platformu kullanmakla mükellefiz. Filistinli kardeşlerimiz kutsal meclisimize silahların gölgesinde girerken, Kudüs işgal altındayken; 1,7 milyar ferdiyle İslam dünyası evinde rahat uyumayı kendine zül saymalıdır. Ebrehe ordusu Kabe’mize saldırdığında Rabb’imiz onu koruyacak bir ümmet olmadığı için ebabil kuşlarını göndermişti. Şimdi hepimiz 1,7 milyarlık ümmetimizle evimizi bile korumaktan aciz olmayı kendimize yakıştırıyor muyuz?”

Nebati, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın siyasal yaşamının en başından bugüne dek Filistin’in özgürlüğü için savaşım ettiğini ve gerek yurt içinde gerekse internasyonal platformlarda emin, ilkeli, boyun eğmeyen bir duruş sergilediğini açıkladı.

Erdoğan’ın egemenleri karşısına aldığını, siyonizme karşı durduğunu ve zalimlerin zulmünü yüzlerine haykırdığını belirten Nebati, şöyleki devam etti:

“Mazlumların sesi olmuş, Filistin halkına meydana getirilen zulme karşı dünyayı ayağa kaldırmıştır. Pek oldukça insan, önder ve sözde demokrasi havarisi, İsrail’in zulümlerine asla sesini çıkarmazken, o sesini yükseltmiş, bu uğurda nice karşılık ödemeyi göze almıştır. İşte bu bağlamda 29 Ocak 2009, Filistin meselesinin tekrardan dünya gündemine gelmesinde mühim bir tarihtir. Davos Zirvesi’nde o dönem Başbakanımız olan Recep Tayyip Erdoğan’ın İsrail Cumhurbaşkanı Şimon Peres’in işgali öven ve yalanlarla dolu konuşmasına karşı yapmış olduğu çıkış, Türkiye’nin Filistin davasına ve mücadelesine verdiği desteğin kuvvetli simgelerinden biri olmuştur. Erdoğan İsrail’in insani ve vicdani olmayan işgalci tavrını dünya kamuoyunun gözleri önüne en gür sesle duyurmuştur. ‘Öldürmeye erişince siz öldürmeyi oldukça iyi bilirsiniz. Plajlardaki evlatları iyi mi öldürdüğünüzü, iyi mi vurduğunuzu oldukça iyi biliyorum.’ Bu sözler Türkiye’nin Filistinli kardeşlerimizin acısına ortak bulunduğunun nişanesi olarak tarihe geçmiştir.”

İslam yaşamına Filistin için “ortak fiil planı” çağrısı

Nureddin Nebati, İslam dünyası hükümetlerine ve yöneticilerine, “Bugün egemenlere boyun eğmekten, zalimlerin çıkarları için sözde demokrasi tacirliği yapanlara biat etmekten vazgeçin. Ümmete yaralanan prangaları parçalamak için silkinin ve ayağa kalkın. Gün diriliş günüdür, gün birleşme günüdür. Gün rahat kınamalarla ve palyatif çözümlerle vakaları geçiştirmek yerine çözümler üretmenin, ortak fiil planları ortaya koymanın günüdür. Aksa yalnız ve çaresiz bizi bekliyor. Bu mücadelede ve hak yolunda yoldaşımız 1,7 milyar ferdiyle tüm İslam alemidir.” diye seslendi.

Filistin halkının onurlu direnişi için, gözlerinin önünde devam eden bu vahşete, katliama “dur” demek için her insana ve her platforma gereksinimleri bulunduğunu dile getiren Nebati, sözlerini şöyleki sürdürdü:

“Büyük ufak demeden her türlü dayanışma ve destek hepimiz için yaşamsal önemde. Bu haklı davayı kazanmak ve zalimlerin katıksız zulmünü engellemek için bebeklerin, evlatların, annelerin, babaların, velhasıl Filistinli kardeşlerimizin yaşaması için tüm ebabil kuşlarına ve büyük ufak demeden onların taşımış olduğu tüm taşlara ihtiyacımız var. Zira şuna inanıyoruz ki büyük üstat Cemil Meriç’in söylediği şeklinde ‘Zulmün olduğu yerde tarafsızlık namussuzluktur.’ Filistin meselesinde tarafsızlık kisvesi altında sesini çıkarmayan kim var ise, insanlık onurundan, haysiyetinden yoksundur. Unutmayalım ki Filistin meselesi; varlığı ve tüm temel hakları yok sayılan işgal altındaki bir halkın, kendi kaderini atama etme mücadelesinin onurlu tarihidir. Filistin; işgal, sömürgecilik, cenk, kırım ve yerinden edilme şeklinde insanlığın şahit olabileceği tüm acı hadiselerin yaşandığı bir yerin adıdır.”

Nebati, Filistin halkının sonuna kadar yanında olduklarını; İsrail’in gerçekleştirdiği bu zulüm ve vahşet bitinceye dek tek vücut ve tek yürek olarak Filistinlilerin haklı davasını ve onurlu mücadelesini tüm dünyaya haykıracaklarını altını çizdi.

Özgür Kudüs ve Aksa davasının rüzgara gore yön değiştirecek bir dava değil, her koşul altında savunulması, her an zihinlerde ve kalplerde taşıması ihtiyaç duyulan bir dava bulunduğunu belirten Nebati, sözlerini, “Eğer bu gece sahurda Filistinli kardeşlerimizin, bayram elbisesi giyecekken kefen giyen yavrularımızın acısını hissetmediyseniz, onların yaşamış olduğu büyük zulmü siz de yüreğinizde yaşamadıysanız, o süre kulluğunuzu ve imanınızı sorgulama vakti gelmiş anlama gelir. Zira Müslüman olmak demek tek bir Müslüman acı çekiyorsa, dünyanın diğer ucundan da olsa aynı acıyı yüreğimizde duymak anlama gelir. Filistin, Filistinlilerin davası değildir, Filistin Müslümanların ümmetin ve tüm insanlığın davasıdır.” diyerek tamamladı.

Basın açıklamasına, Parlamentolar Arası Kudüs Platformu Genel Başkanı Hamid El Ahmar, bazı AK Partili milletvekilleri ile Parlamentolar Arası Kudüs Platformu ve ÜTEV üyeleri ile temsilcileri katıldı.

YORUM YAZ

Yorumunuzu girin!
Buraya adınızı girin

Son Gelişmeler

Benzer Haberler