20.9 C
İstanbul
Cuma, 18 Haziran 2021

Cumhurbaşkanı Erdoğan: Aşı milliyetçiliğine fırsat verilmemeli

Benzer Haberler

Nazim Atay
Haber Yazarı
Antalya

Erdoğan, NEST Kurultay Merkezi’nde düzenlenen, Anadolu Ajansının (AA) “Global İletişim Ortağı” olduğu “Antalya Dış ilişkiler Forumu”ndaki konuşmasına kendisini dinleyenleri selamlayarak başladı.

Antalya Dış ilişkiler Formu’nun bu buluşmasında devlet ve hükümet başkanlarıyla bir araya gelmekten büyük bir sevinç duyduğunu belirten Erdoğan, “Türk turizminin başkenti, Akdeniz’in incisi bu güzel şehrimize, Antalya’ya hoş geldiniz.” dedi.

Foruma katılan davetlilere teşekkür eden Erdoğan, “Zamanı, kültürel zenginlikleri ile dünyaca meşhur Antalya’mızda sizleri geleneksel Türk misafirperverliği ile ağırlamanın bahtiyarlığı içindeydim.” ifadelerini kullandı.

Bölgenin ve dünyanın meselelerini konuşmak, tartışmak ve bunlara çözüm yolları üretmek için bu forumun düzenlendiğini dile getiren Erdoğan, foruma Antalya’nın ev sahipliği yapmasının rastlantı olmadığını, Antalya’nın tarih süresince medeniyetlere beşiklik yapmış, insanlık evveliyatına yön vermiş, kıtaların kavşak noktası Akdeniz’in en güzel şehirlerinden biri bulunduğunu söylemiş oldu.

Erdoğan, tıpkı Akdeniz benzer biçimde Antalya’nın da değişik kültürlerin ortak yuvası ve yurdu bulunduğunu belirterek “Asırlardır her kökenden, her inançtan insanı sulh içinde bir arada yaşatan Antalya’mız, diplomasinin de merkezinde yer almıştır.” diye konuştu.

Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu’nun yoğun gayretleriyle bugün ilki icra edilen forum ile şehrin bu özelliğine yeni bir boyut daha kazandırıldığına işaret eden Erdoğan, şunları kaydetti:

“Antalya Mezuniyet belgesi Forumu’nun inşallah zaman içinde küresel diplomasinin kalbinin attığı bir zemine dönüşeceğine inanıyorum. Buradan vereceğimiz dostluk, diyalog ve iş birliği mesajları, bölgemizle beraber tüm dünyaya dalga dalga yayılacaktır. Forum vesilesiyle ek olarak hem Antalya’nın güzelliklerini görme hem de Güvenli Gezim Sertifikası programının uygulamalarına bizzat şahitlik etme imkanı bulacaksınız. Geçen yıl başlattığımız bu program yardımıyla 2020 senesinde 16 milyon turisti sorunsuz, sıkıntısız bir halde devletimizde ağırladık. 2021 senesinde sistemin kapsamını daha da genişleterek misafirlerimizin, ülkemizin her köşesinde huzuru kalp ile dinlence yapabilmelerini mümkün kıldık. Hepinizden, daima aileniz ve sevdiklerinizle beraber sizi ağırlamaktan onur duyacak Antalya’nın keyfini çıkarmanızı bilhassa isterim.”

“Sıkılı yumrukları gevşetecek diplomasidir”

Diplomasinin insanlığın toplu halde yaşamaya başladığı tarihlerden beri mevcud, kullanılan, üstünde kafa yorulan bir alan bulunduğunu ifade eden Erdoğan, daha yakın bir tarihteki tanımıyla harp ve sulh güçleri arasındaki dengeyi oluşturan diplomasinin, önleyicilik vasfıyla önemini devamlı artırdığını altını çizdi.

Erdoğan, kontakt teknolojileri, web, toplumsal medya ve artan küreselleşme ile diplomasinin alanının da genişlediğini belirterek, bugün dış ilişkiler denilince bir tek devlet ve hükümet yetkilileri içinde kapalı kapılar ardında meydana getirilen görüşmelerden bahsedilmediğini, bu kavramla hem de kamu diplomasisinden kültür diplomasisine, gezim diplomasisinden tecim diplomasine kadar oldukça geniş bir yelpazede yürütülen çalışmaların da kastedildiğini aktardı.

Siyaset oyuncuları kadar, diplomasinin icra edilmiş olduğu platformların da değişip çeşitlendiğini dile getiren Erdoğan, şu şekilde devam etti:

“Artık siyasetçiler ve diplomatlarla beraber sivil cemiyet kuruluşları, iş dünyası, medya ve üniversiteler arasındaki temaslar da dış politikayı şekillendiriyor. Giderek daha çok gündeme gelen dijital dış ilişkiler de gene bu devrin kazanımlarından biridir. Diplomasinin alanının bu kadar genişlemesi, gerilimlerin azaltılmasında insanlığa şüphesiz büyük fırsatlar sunuyor. Sıcak çatışmaların senelerce devam etmiş olduğu günümüzde dış ilişkiler sanatının önümüze açmış olduğu yeni kulvarlara olan ihtiyacımız da artıyor. Dönem sorunların suhuletle çözümünde diplomasinin inceliklerini dışlama değil, daha çok devreye alma dönemleridir. Hep söylediğimiz benzer biçimde sıkılı yumruklarla müsafaha olmaz. İşte bu sıkılı yumrukları gevşetecek en etkili yol hala diplomasidir.”

“Vizyoner dış ilişkiler pratiğini hakim kılmalıyız”

“Dünyadaki değişimi doğru okuyan, gelecek nesilleri için çözümler üreten, maziden süzülüp gelen birikimi tekrardan yoğurarak istikbale taşıyan, vizyoner bir dış ilişkiler pratiğini hakim kılmamız gerekiyor.” diyen Erdoğan, karşı karşıya olunan tehditlerin büyüklüğünün internasyonal planda dayanışmayı ve iş birliğini zaruri kıldığını altını çizdi.

Küresel koronavirüs salgınında, bu ihtiyacı her insanın bir kez daha hissettiğini belirten Erdoğan, “Internasyonal cemiyet elindeki tüm araçlara karşın salgının yıkıcı etkilerini yönetmede maalesef iyi bir sınav veremedi. Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi, tarihin en büyük sıhhat krizini sadece 100 gün sonrasında gündemine alabildi.” dedi.

Erdoğan, sözlerini şu şekilde sürdürdü:

“Tropik adalardan Sibirya’ya kadar dünyanın en ücra yerlerini dahi etkileyen salgın karşısında iş birliği, yerini korumacı ve rekabetçi politikalara bıraktı. Milyarlarca insanoğlunun yükü bir tek dayanışmayla hafifleyecekken, Afrikalı kardeşlerimiz, Asyalı, Latin Amerikalı dostlarımız, kaderlerine terk edildi. Salgının dünya ölçeğinde adaletsizlikleri keskinleştirdiğini, zenginle yoksul arasındaki uçurumu daha da derinleştirdiğini görüyoruz. Birçok ülkede toplumsal huzursuzlukların nüksetmesi, düzensiz göç yollarının yeniden hareketlenmesi, Akdeniz’de ölümlerin artması bunun en çarpıcı örneklerindendir. Bu süreçte Türkiye olarak ‘dost fena günde çağrılmadan gidendir’ inancıyla dünyanın dört bir tarafındaki dostlarımızın imdadına koşmaya çalıştık.”

“Yerli aşımızı tüm insanlıkla paylaşacağız”

Türkiye’den talepte bulunan 158 ülke ve 12 internasyonal kuruluşa sıhhat malzemesi gönderdiklerini hatırlatan Erdoğan, Türkiye’de konuk edilen sığınmacıların Türk vatandaşlarından ayrı tutulmadığını, sıhhat hizmetlerine erişimlerinin sağlandığını söylemiş oldu.

“Salgın döneminde meydana getirilen hataların yeniden etmemesi için aşı milliyetçiliğine fırsat verilmemesi önemlidir.” diyen Erdoğan, aşının şantaj, baskı yada siyaset dikte aracı olarak kullanılmasının yanlış bulunduğunu altını çizdi.

Erdoğan, yıl sonundan ilkin bitirmeyi planladıkları yerli aşı çalışmalarını, insan odaklı evrensel bir yaklaşımla yürüttüklerine dikkati çekerek “Kullanıma hazır hale ulaşınca yerli aşımızı inşallah tüm insanlıkla paylaşacağız.” dedi.

“Eksen tartışmaları hazımsızlığın işaretidir”

Erdoğan, “Türkiye ile ilgili son dönemde sık sık tedavüle konulmuş olan eksen tartışmaları, hazımsızlığın işaretidir.” diye konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, şu şekilde devam etti:

“Doğu Akdeniz’deki enerji kaynaklarının cepheleşme yerine iş birliğine vesile olması bizlerin elindedir. Önümüzdeki dönemde pergelin bir ayağını Türkiye’ye sabitleyip diğeriyle Afrika’dan Latin ABD’ya Pasifik’ten Asya’ya tüm coğrafyalarda iş birliğini çoğaltmak istiyoruz.”

YORUM YAZ

Yorumunuzu girin!
Buraya adınızı girin

Son Gelişmeler

Benzer Haberler