3.8 C
İstanbul
Perşembe, 27 Ocak 2022

Uzmanlardan yarı yıl tatilini verimli geçirme önerileri

Benzer Haberler

Damla Sarıca
Eğitim Yazarı
İstanbul

İstanbul Üniversitesi (İÜ) – Cerrahpaşa Hasan Ali Yücel Eğitim Fakültesi Bilgisayar ve Öğretim Teknolojileri Eğitimi Bölüm Başkanı Prof. Dr. Selçuk Hünerli, AA muhabirine yapmış olduğu açıklamada, uzaktan eğitimin peşinden karşı karşıya eğitime geçilen periyodu geride bırakan öğrencilerin dinlenmesinin, onların hem zihinsel hem de fizyolojik sağlıkları açısından mühim bulunduğunu söylemiş oldu. Öğrencilerin dinlence döneminde pandeminin ilk başlarında uzaktan eğitim esnasında alıştıkları telefon, tablet ya da bilgisayarlarında vakit geçirmeyi ve eğlenmeyi tercih edeceklerini belirten Hünerli, “Bu araçlarda oynanan oyunların çekiciliği, bilhassa çevrim içi oynanan oyunlarda dostlarıyla birlikte olabilme, karşı karşıya eğitim esnasında bu ortamlardan uzak kaldıkları için yaşadıkları hasret, öğrencileri tatillerinin tamamını sayısal oyunlar oynayarak geçirmeye yönlendirmektedir.” dedi.

Teknolojik araçların çocuk gelişimine negatif etkilerine dikkati çeken Prof. Dr. Hünerli, şunları dile getirdi:

“Evlatların beyinlerinin bu ortamlarda yoğun ve suni uyarıma uyum sağlamasını, halen gelişmekte olan bilişsel sürece haiz bir çocuktan ekran süresini yönetmesini beklemek de gerçekçi değildir. Saniyede 25, 30 ya da 60 kare geçen ve titreşim oranları yüksek ekrana yetişme hızında olmayan evlatların beyinleri, düzgüsel yaşamın da bu hızda aktığını düşünerek hareketlerini o hıza uydurmaya çalışacaktır. Bu durum durağan şeylere odaklanamama ve gerçek dünyadaki akışı takip edememe benzer biçimde sorunların ortaya çıkmasına niçin olabilir.”

“Ebeveynlerin ekran sürelerini yönetebilmeleri gerekmektedir”

Çocuk beyninin yetişkinler benzer biçimde lüzumlu bağlantıları oluşturamayacağını ve kopuk, kesik dikkat aralıkları geliştirebileceğini ifade eden Prof. Dr. Hünerli, sözlerini şöyleki sürdürdü:

“Her çocukta aynı olmamakla beraber günde 2 ya da 4 saatten fazla tv izleyen evlatların etkilenen beyinlerinde kurmuş oldukları bağlantılar tembelleşir ve televizyonun negatif etkisiyle tek bir mevzuda odaklanmakta zorlanarak dikkat sürekliliğini kaybedebilirler. Ek olarak duruş bozuklukları, görme sorunları ve obeziteyi de bu problemler içinde saymak gerekir. Uzun soluklu ekran karşısında kalmak evlatların çevreye ilgisini kaybettirebilir, etraftakilerden uzaklaşabilir, izlediği her şeyi gerçekmiş benzer biçimde kabul edip, yanlış tutumlar sergileyebilir, düşünme ve yorum yapabilme kabiliyetlerini yitirebilir, yanlış ifadeleri ve argo sözcükleri benimseyip kullanabilir.”

“Teknolojik araçlar ödül-ceza aracı olarak kullanılmamalı”

Prof. Dr. Hünerli, Amerikan Pediatri Akademisinin 0-2 yaş evlatların herhangi bir teknolojik ürüne maruz bırakılmamaları icap ettiğini, 3-6 yaş evlatların günde 20 dakikadan fazla, 6-12 yaş evlatların bir seferde 20 dakikadan fazla olmamak şartıyla günde 1 saat, 12-18 yaş grubunun ise en fazla 2 saat ekran karşısında kalmasını uygun bulduğunu aktardı. Hünerli, bu sürede çocuğun mobil araçlarla neler yaptığının denetim edilmesinin ve tek başına olmamasının da önemine işaret etti.

“Teknolojik araçlarla geçirilen dönemin ödül, ceza aracı ya da çocuk bakıcısı olarak kullanılmaması gerekir.” diyen Prof. Dr. Hünerli, “Bu aygıtların evlatların tüm boş zamanını doldurmasına izin verilmemelidir. Ekran karşısında yiyecek yemeye izin vermemeli, mümkünse tüm aile beraber yiyecek yemelidir. Tv ya da dijital gösterim platformlarında belirlenmiş program bittiğinde kapatılmalıdır ve ortamdan uzaklaşması sağlanmalıdır.” değerlendirmesinde bulunmuş oldu.

Anne babalar ve öğretmenlerin, her şeyden ilkin küçüklere rol model olduklarını ve ihtiyaç duyulan durumlarda kendi alışkanlıklarını, evlatlarının gelişimlerine bağlı olarak düzenlemeleri icap ettiğini öneren Prof. Dr. Hünerli, çocuklarla kaliteli vakit harcayarak verimli bir dinlence periyodu geçirmenin zor olmadığını sözlerine ekledi.

“Akranlarıyla buluşturun”

İÜ – Cerrahpaşa Temel Eğitim Kısmı Derslik Eğitimi Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Muhammet Baştuğ, pandeminin tesirinin yoğun olduğu bu devrin oldukça zor geçtiğini belirtti. Öğrencilerin sömestr tatilinin verimli geçmesi için önerilerde bulunan Baştuğ, şunları kaydetti:

“Hangi yaşta olursa olsun evlatların kendisini en rahat hissettiği, ifade etmiş olduğu ve gelişme fırsatını bulmuş olduğu yer akranlarıdır. Bundan dolayı evlatların akranlarıyla vakit geçirebileceği ortamları geliştirmek gerekir. Çocuklar için en kıymetli olan akranlarıdır, arkadaşlarıdır. Onları en kıymetli olanlarıyla buluşturun. Beraber yürüyüş yapma, oyun oynama, yiyecek hazırlama, film seyretme, söyleşi etme benzer biçimde etkileşimi yüksek rahat etkinlikler yapılarak ebeveyn-çocuk etkileşimi artırılabilir. Eve ve ekrana bağımlı çocuklar artıyor. Bundan dolayı onların evden çıkması, sokaklarda, doğada bazı etkinlikler yapması sağlanmalıdır. Bilhassa tabiat evlatların yetişkinlerle kontakt kurmasını kolaylaştırır.”

“Evlatların okuma ilgilerini keşfedin”

Prof. Dr. Baştuğ, öğrencilerin kendilerine bir okuma sıralaması oluşturması ve tatilde her gün okumaya vakit ayırması icap ettiğini altını çizdi. Evlatların ilgilerini çekmeyen kitapları okumaya motive olamayacaklarının altını çizen Baştuğ, “Evlatların okuma ilgilerini keşfetmelerini sağlayın ve onları ilgi alanlarındaki kitaplarla buluşturun. Başlangıç düzeyinde okuyucu olan öğrenciler için tek başına kitap okumak bunaltıcı gelebilir. Bundan dolayı ebeveynlerle etkileşimli okuma ortamları ve zamanları oluşturmak mühim.” dedi.

Sınava hazırlanan öğrencilerin ise ağır bilimsel nitelikli stresten kaçmak için çalışmaya ara vermesinin sorun yaratabileceğinin altını çizen Baştuğ, şunları söylemiş oldu:

“Bu durum onların emek verme ve öğrenme düzenlerinin bozulmasına ve performans kayıplarına niçin olabileceği için sömestr tatili imtihan açısından tehlikeli olabilir. Öteki taraftan bazı öğrenciler, sömestr tatilindeki fazla zamanda hem öğrenme hem de dinlenme dengesini kurabilecekleri için sınavlar açısından kendilerine bir fırsat yaratabilirler. Sınava hazırlanan öğrencilerin sömestr tatilinde kısa tekrarlar, alıştırmalar ve okuma etkinlikleri ile öğrenmeyi sürdürmeleri yararlı olacaktır.”

“Çocuklar yarı yıl tatilinde de yabancı dille vakit geçirmeli”

İÜ- Cerrahpaşa Hasan Ali Yücel Eğitim Fakültesi İngiliz Dili Eğitimi Anabilim Dalı Öğretim Üyesi ve Yabancı Diller Yüksekokulu Müdür Yardımcısı Doç. Dr. Tuncer Can, evlatların yarı yıl tatilinde yabancı dille vakit geçirmesinin yararına işaret etti. Dilsel etkileşimin yararlarından bahseden Doç. Dr. Can, “Yabancı dili akıcı bir şekilde, örnek olabilecek düzeyde ve bunu devamlı meydana getirecek yabancı dili iyi bilen ve konuşan bir şahıs çevresinde bulunmadığı sürece çocuğun yabancı dili edinmesine olanak yoktur.” dedi.

Doç. Dr. Can, evlatların yarı yıl tatilinde yabancıl dille ilgili neler yapabileceklerine ilişkin şu tavsiyelerde bulunmuş oldu:

“Çocuklar, yabancı dilde öyküler, masallar ve çocuk kitapları okuyabilir, yabancı dilde şarkılar öğrenebilir ve ailesiyle söyleyebilir. Çocuklarla yabancı dilde oyunlar oynanabilir, bu oyunlar yabancı dilde bilgisayar oyunları da olabilir. Her gün bir yabancı cümle öğrenip ailesiyle paylaşabilir. Çocuklar kendi anadillerinde izledikleri çizgi filmleri, yabancı dilde de izleyebilir. TV’deki dil seçeneği yabancı dile ayarlanabilir. Bilgisayar, tablet ve telefon benzer biçimde teknolojik aletler yabancı dilde kullanılabilir. Çocuklar, tatillerinde günlük yabancı dilde video bloglar (vlog) hazırlayabilir, bunlar ailece izlenebilir ve okuldaki öğretmenlerle paylaşılabilir. Üç boyutlu oyun motorlarında/animasyon uygulamalarında senaryolar yazıp avatarlar kullanarak kısa videolar üretebilir. Küçüklere mobil teknolojilerle erişilen yabancı dil uygulamaları önerilebilir, bunlar dinlence süresince her gün kullanılarak belli bir düzeyi atlaması istenebilir.”

YORUM YAZ

Yorumunuzu girin!
Buraya adınızı girin

Son Gelişmeler

Benzer Haberler