22.5 C
İstanbul
Perşembe, 17 Haziran 2021

Fransa, Lübnan’da başarısızlıkla sonuçlanan siyasal girişiminin arkasından yönünü orduya çevirdi

Benzer Haberler

Şirin Akar
Haber Yazarı
Beyrut

Yeni tip koronavirüs (Kovid-19) salgını ile Beyrut Limanı’ndaki patlamanın ardında bıraktığı yıkımın daha da derinleştirdiği ekonomik kriz, tüm kurumları etkilediği şeklinde ülkenin kaoslara sürüklenmemesinin güvencesi olarak görülen orduyu da derinden etkiledi.

Terörle savaşım ve Suriyeli sığınmacılar şeklinde güvenlik ve siyasal başlıklar adı altında senelerden beri Lübnan ordusuna askeri teçhizat ve lojistik destek elde eden internasyonal toplumun, Fransa’nın girişimi ve Birleşmiş Milletlerin (BM) himayesinde bugün çevrim içi gerçekleştireceği konferansta Lübnan ordusuna acil yardım toplaması planlanıyor.

Lübnan’dan Başbakan Yardımcısı ve Müdafa Bakanı Zeyne Aker ile Genelkurmay Başkanı Joseph Avn’ın iştirak etmesi beklenen konferansa, ABD, Rusya, Çin, Avrupa Birliği ülkeleri ve Körfez’deki Arap ülkelerinin katılım göstermesi öngörülüyor.

Beyrut patlamasından sonrasında orduya yüzlerce ton besin yardımı yapılmış oldu

Beyrut Limanı’ndaki patlama ve sonrasında mahalli para biriminde yaşanmış olan çöküşün direkt maaşlarına yansıdığı ordu mensupları, Türkiye başta olmak suretiyle birçok ülkeden gelen yardımları aldı.

Patlamadan sonrasında Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK) 200 bin dolar değerinde 260 ton besin, Fransa 50 bin dolar değerinde besin, Ürdün 40 ton, Fas 80, Kuveyt 40, Umman 120, Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) 344 ton gıdanın yanı sıra Mısır, Irak ve İspanya, Lübnan ordusuna çeşitli yardımlarda bulunmuş oldu.

Lübnan ordusunun maaş, sıhhat, eğitim ve öteki hizmetler için senelik 100 milyon dolarlık bir bütçeye ihtiyacı olduğu tahmin ediliyor.

Mevzuyla ilgili AA muhabirine konuşan Lübnanlı uzmanlar, ülkedeki siyasal güçlerin mahalli ve internasyonal alanda itimatını yitirdiği için internasyonal toplumun orduya ilgi gösterdiği, bu girişime öncülük eden Fransa’nın ise Lübnan’daki etkin rolünü korumaya çalmış olduğu değerlendirmesinde bulunuyor.

“Fransa’nın Lübnan’daki nüfuzunu canlandırma emelleri var”

Lübnanlı siyasal analist Munir er-Rabih, Fransa’nın geçen yıl ağustosta başlatmış olduğu girişimin başarısızlıkla neticelenmesi sebebiyle Lübnanlı siyasilerle çıkmaz sokağa girdiğini söylemiş oldu.

“Fransa’nın Lübnan’a yönelik nüfuzunu tekrardan canlandıracak emelleri var. Fransa, bu nüfuzundan ve Lübnan’ın içindeki etkin rolünden caymak istemiyor.” diyen Rabih, dolayısıyla Paris yönetiminin zamanı ve kültürel bağları üstünden kurduğu siyasal ilişkilerle söz mevzusu nüfuzunu korumaya çalıştığını beyan etti.

Rabih, Fransa’nın Lübnan’da siyasal güçlerden umudunu kaybettikten sonrasında ise ülkedeki nüfuzunu korumak için sivil cemiyet güçleri ve orduyla bağlarını güçlendirdiğine dikkati çekerek, bu yüzden Fransa Dışişleri Bakanı Jean-Yves Le Drian’ın Beyrut’a gerçekleştirdiği son ziyaretinde de buna yoğunlaştığını dile getirdi.

Fransa’nın işte bu çerçevede “Internasyonal Lübnan Ordusuna Destek Konferansı”na ev sahipliği yapma çabasında bulunduğunu kaydeden Rabih, şunları söylemiş oldu:

“Fransa, Lübnan’da ordunun temsilciliğini yapmış olduğu derin devletle kuvvetli bağlar oluşturmak istiyor. Paris, varlığını ve tesirini sürdürmek istediği bu ülkede kuvvetli ilişkiler kurmaya muhtaçtır.”

Rabih, Lübnan’daki siyasal makamların orduya olan internasyonal ilgiden ciddi anlamda hastalık duyduğunu aktardı.

Lübnanlı uzman, “Lübnan’a gelen internasyonal yardımlar orduya teslim ediliyor ve ordu üstünden gereksinim sahiplerine ulaştırılıyor. Şundan dolayı internasyonal cemiyet siyasilere artık güvenmiyor.” diye konuştu.

“Lübnan’a destekleri ordu üstünden sürdürme iradesi var”

Lübnanlı araştırmacı yazar Alan Sarkis de Paris konferansının, Lübnan Genelkurmay Başkanı Avn’ın dost ülkelerin ordularına yapmış olduğu yardım çağrısı üstüne gerçekleştiğini belirtti.

Fransa’nın bu girişime ev sahipliği yapmasını, Paris’in Lübnan’da üstlenmeye çalmış olduğu role bağlayan Sarkis, Beyrut Limanı’ndaki patlamadan sonrasında Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron’un Lübnan’da yeni hükümeti kurma mevzusunda başlatmış olduğu bir girişimin de bu minvalde bulunduğunu söylemiş oldu.

Lübnan Genelkurmay Başkanı Avn’ın Fransa’ya gerçekleştirdiği son ziyaretinde Macron ile görüşmesinin güvenlik ve askeri konuların ötesine uzanan boyutları bulunduğunu korumak için çaba sarfeden Sarkis, şu şekilde devam etti:

“Fransa’nın da aralarında bulunmuş olduğu Batı ülkeleri ile Arap yönetimleri, Lübnan’a yardımlarını ekonomik reformlara bağlıyor sadece Lübnan ordusuna yönelik yardımlarda bu şekilde bir koşul koşmuyorlar. Bu da Lübnan’da ordunun siyasal güçlerden ayrı tutulduğunu gösteriyor.”

Lübnan’daki siyasal yetkililere yönelik itimat kaybı bulunduğunu hatırlatan Sarkis, dolayısıyla Fransa, ABD ve Türkiye şeklinde yardım eli uzatan tüm ülkelerin orduyu muhatap aldığını söylemiş oldu.

Sarkis, “Lübnan’a yönelik destekleri ordu üstünden sürdürme yönünde bölgesel ve internasyonal bir irade söz mevzusu, bu da ülkede güvenliğin kontrolden çıkmasını istemediklerini gösteriyor.” dedi.

Lübnanlı siyasal güçlerin bundan rahatsız bulunduğunu dile getiren Sarkis, internasyonal toplumun Lübnan ordusuna desteğini şu sözlerle değerlendirdi:

“Lübnan’da iki silahlı güç var. Biri ülkenin meşru ordusu ve güvenlik biriminden oluşuyor, diğeri ise İran’ın desteğini alan Hizbullah’tır. Lübnan ordusunu zayıf düşürecek her adım Hizbullah’ın çıkarına olacaktır. Dolayısıyla Lübnan ordusunun dağılacağı bir aşamaya gelmemesi için ABD ve Fransa’nın ilgisini görebiliyoruz.”

Lübnan’daki hükümet krizi ve Fransız girişimi

Lübnan hükümeti, 4 Ağustos 2020’de Beyrut Limanı’nda meydana gelen patlamanın arkasından tepkiler üstüne çekilme etmişti.

Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, 6 Ağustos ve 1 Eylül 2020’de Lübnan’ı ziyaret etmiş ve hükümetin kurulması için girişimde bulunmuştu. Sadece ülke içi anlaşmazlıklar sebebiyle hükümet kurulamazken Fransa’nın girişimi de başarıya ulaşamamıştı.

Macron, Lübnan’a gerçekleştirdiği ikinci ziyaretini tehditkar sözlerle sonlandırmış ve “Yetkililer, ekim ayının sonuna kadar bir ilerleme kaydetmezse neticeleri ve cezaları üstleniriz. Lübnan makamları bir şey yapmazsa internasyonal toplumun mali yardımlarının önü açılmayacaktır.” demişti.

YORUM YAZ

Yorumunuzu girin!
Buraya adınızı girin

Son Gelişmeler

Benzer Haberler