11.8 C
İstanbul
Pazartesi, 19 Nisan 2021

Türkiye’nin deniz üstü rüzgar enerjisi potansiyeli 75 gigavat seviyesinde

Benzer Haberler

Eralp Yalçın
Ekonomi Yazarı
Ankara

Denizüstü Rüzgar Enerjisi Derneği (DÜRED) Yönetim Kurulu Başkan Murat Durak, Türkiye‘nin toplam deniz üstü (Offshore) rüzgar enerjisi potansiyelinin 75 gigavat seviyesinde bulunduğunu belirterek, “Deniz üstü rüzgar enerjisi santrali projesinin gerçekleştirilmesi için Marmara ve Ege Bölgesi’ndeki bazı limanlarda emek harcamalar belli bir aşamaya geldi” dedi.

Durak, AA muhabirine, 5 Nisan 2021’de faaliyetlerine başlamış olan ve “Mavi Vatanın Enerjisi” sloganını ilke edinen DÜRED’in, Türkiye’de deniz üstü rüzgar enerjisi santral yatırımlarının yapılması, geliştirilmesiyle denizcilik ve enerji sektörünün bir araya getirilmesi amacıyla kurulduğunu söylemiş oldu.

Türkiye’de en büyük açık deniz rüzgar enerjisi potansiyelinin saniyede 9 metre hıza ulaşan Ege Bölgesi bulunduğunu dile getiren Durak, “Teknik olarak bu bölge 6 gigavat durağan(durgun) santral, 19 gigavat da yüzer santral olmak suretiyle toplam 25 gigavat potansiyele haiz. Ege Bölgesi’ni rüzgar hızlarının saniyede 7 ile 8 metreye ulaşan Marmara ve Karadeniz Bölgeleri takip ediyor.” diye konuştu.

Durak, karasal alanlarda inşa edilen rüzgar enerjisi santralleriyle kıyaslandığında deniz üstü rüzgar santrallerinin daha maliyetli bulunduğunu sadece yüksek enerji üretimiyle bu maliyetin dengelendiğini söyledi.

Enerji ihtiyacının üçte ikisinden fazlasını ithalat kanalıyla karşılayan Türkiye’nin arz güvenliğinin sağlanması için tüm yerli ve ulusal kaynaklarını kullanılması icap ettiğini vurgulayan Durak, şöyleki konuştu:

“Deniz üstü rüzgar enerjisi potansiyelimiz düşünüldüğünde, gerek enerji kaynak çeşitliliği açısından, gerekse yenilenebilir kaynak olması sebebiyle elektrik üretiminde kullanılması elzemdir. Ek olarak ülkemizin deniz üstü yapılar mevzusunda ilerlemesi için bu tip santraller mevzusunda deneyime gerekseme vardır. Enerji ve Doğal Kaynaklar Bakanlığının Stratejik Planında, yakın gelecekte toplam 10 bin megavat kapasiteli deniz üstü rüzgar enerjisi projelerinin gerçekleştirilmesi planlanıyor. Araştırmalar, Türkiye’nin toplam açık deniz rüzgar enerjisi potansiyelinin 50 metreden daha azca derinlikte 12 gigavat durağan(durgun) santral, 50 ile 1000 metre derinlikte de 57 gigavat yüzer santral potansiyeli bulunduğunu gösteriyor. Bu alanların haricinde de azca da olsa potansiyel mevcut. Ek olarak kapasitesi artan türbinler yardımıyla rüzgar üretim gücü de artıyor. Böylelikle, meydana getirilen araştırmalar Türkiye’nin toplam deniz üstü rüzgar enerjisi potansiyelinin 75 gigavat seviyesinde bulunduğunu gösteriyor. Deniz üstü rüzgar enerjisi santrali projesinin gerçekleştirilmesi için Marmara ve Ege Bölgesi’ndeki bazı limanlarda emek harcamalar belli bir aşamaya geldi. Bu potansiyelin değerlendirilmesi için Türkiye hazır, sektörde iş gücü ve ekipman mevcut.”

Durak, yakın dönemde deniz üstü rüzgar enerjisi santralleriyle ilgili yasal altyapı ve ihale süreçlerin hızlanacağına işaret etti.

Dernek olarak ilgili kurum ve kuruluşlarla koordineli emek harcama planladıklarını ifade eden Durak, “Ülkemizin son yıllarda denizcilik sektöründe kayda kıymet ilerlemesi ve karasal rüzgar enerjisinde edinmiş olduğu edinim ve know-how, deniz üstü rüzgar teknolojisi kullanımının en mühim avantajıdır.” değerlendirmesinde bulunmuş oldu.

Deniz üstü santrallerin avantajları

Durak, deniz üstü rüzgar santrallerinde yer edinen ve enerji üretiminde verimlilik elde eden avantajlar hakkında data verdi.

Denizde rüzgarın daha yüksek şiddette olması sebebiyle deniz üstü santrallerde enerji üretiminin karasal santrallere oranla yüksek bulunduğunu belirten Durak, şunları kaydetti:

“Rüzgarın sürekliliğinin daha çok olması ve pürüzsüzlüğün düşük olması enerji üretiminde bir avantaj olarak karşımıza çıkıyor, bunun yanında daha düşük türbülans, karada rüzgar santrali meydana getirilen alanların azalması, kara projelerinde bayındır sıkıntılarının artması bu projeler için avantaj teşkil ediyor. Ek olarak deniz üstü projelerinde kamulaştırma bedellerinin olmaması, yaşam alanlarından uzak olduğundan görüntü ve gürültü kirliliğine sebep olmaması, deniz ulaşımının kara ulaşımına kıyasla daha kolay ve ucuz olması sebebiyle ulaştırma maliyetindeki tasarruflar, bölgesel gelişim ve istihdam sağlama ve denizsel sanayi ve teknolojilerin gelişerek istihdamın artması sebebiyle deniz üstü santraller karasal santrallere bakılırsa enerji üretiminde avantajlı hale geliyor. ”

YORUM YAZ

Yorumunuzu girin!
Buraya adınızı girin

Son Gelişmeler

Benzer Haberler