13.5 C
İstanbul
Salı, 20 Nisan 2021

Türkiye’de beyaz eşya satışları ilk çeyrekte yüzde 40 arttı

Benzer Haberler

Eralp Yalçın
Ekonomi Yazarı
Istanbul

Türkiye Beyaz Eşya Sanayicileri Derneği (TÜRKBESD) Yönetim Kurulu Başkanı Can Dinçer, “Ocak-Mart içinde geçen yıl aynı döneme nazaran satışlarımız yüzde 40, ihracatımız da aynı dönemde yüzde 26 arttı. İç satış ve ihracat olmak suretiyle 6 ana ürün grubundaki toplam satışlarımız bundan önceki yıla nazaran yüzde 29 artışla 8 milyon 521 bin 513 tane olarak gerçekleşti.” dedi.

TÜRKBESD‘in çevrimiçi düzenlemiş olduğu görüşmede, sektörün ilk çeyrek verileri açıklandı.

Görüşmede dünya ve Türkiye’deki ekonomik görünüm hakkında değerlendirmelerde bulunan Can Dinçer, dünya gelişme tahminlerinde meydana getirilen revizeleri anımsattı.

Dinçer, Türkiye için meydana getirilen gelişme tahminlerine işaret ederek, Eylül 2020’den itibaren enflasyonda gözlemlenen artışın etkilerine de değindi.

Dinçer, Türkiye beyaz eşya sektörünün yılda 4,5 milyar dolar civarında ihracat icra eden ve ortalama 4 milyar dolar dış tecim fazlası veren lokomotif bir sektör bulunduğunu vurgulayarak, TÜRKBESD’e üye firmaların 2020 senesinde 22 milyon tane beyaz eşya ihracatı gerçekleştirmeyi başardığını hatırlattı.

Dinçer, beyaz eşya satışlarının 2021 yılının ilk 3 ayında artmaya devam ettiğine işaret ederek, şunları kaydetti:

“TÜRKBESD’e üye firmaların 6 ana üründe toplam beyaz eşya satışları Ocak-Mart ayları içinde 2020 yılının aynı dönemine oranla yüzde 29 oranında arttı. Senenin ilk çeyreğinde sektörümüz açısından kıvanç verici sonuçlar elde ettik. Bilhassa Türkiye’deki satışlarımızda fazlaca başarıya ulaşmış bir ivme söz mevzusu.

Ocak-Mart içinde geçen yıl aynı döneme nazaran satışlarımız yüzde 40, ihracatımız da aynı dönemde yüzde 26 arttı. İç satış ve ihracat olmak suretiyle 6 ana ürün grubundaki toplam satışlarımız bundan önceki yıla nazaran yüzde 29 artışla 8 milyon 521 bin 513 tane olarak gerçekleşti. Türkiye, Avrupa’nın bir numaralı beyaz eşya üreticisi. Pandemi sonrası ülkemiz açısından yeni fırsatlar doğabilir. Kuvvetli Ar-Ge’si ve yan endüstri, nitelikli iş gücü ile ülkemizi dünya beyaz eşya üretiminin teknoloji üssü haline getirebiliriz.”

TÜRKBESD üyesi firmaların mart ayındaki iç satışlarında da gelişme trendinin devam ettiğini bildiren Dinçer, geçen yıl aynı döneme kıyasla Mart ayında iç satışlarda yüzde 26, ihracatta yüzde 42, üretimde yüzde 43 artış yaşandığını aktardı.

“Beyaz eşya tutarları artacak”

Sektördeki maliyet artışlarından bahseden Dinçer, üreticiler üstünde zam yapma baskısı yarattığını, gelecek süreçte ürün fiyatlarına yansıyacak olan artışın talebin öne çekilmesi için yararlı olacağını dile getirerek, “Ürün fiyatlarımızın önümüzdeki dönemde artacağını söylemem gerek. Kısa dönemde bu tüketici için bir fırsat diye düşünüyorum.” dedi.

Salgın döneminde üretimin asla durmadan 3 vardiya devam ettiğini bildiren Dinçer, beyaz eşyadaki yan endüstri ile beraber bu atılımların yapıldığını, başarıda yan sanayinin mühim yeri bulunduğunu dile getirdi.

Tedarik zinciri ve lojistik operasyonların süreç içinde tüm sıkıntılara karşın durmadan devam ettiğine dikkati çeken Dinçer, “Sahadaki tüm mağazalarımız ve servislerimizle, hijyen kuralları çerçevesinde müşterilerimize hizmet sunduk. Bu etkenler, bu dönemleri başarıya ulaşmış geçirmemizi sağlamış oldu.” değerlendirmesinde bulunmuş oldu.

“Paris Anlaşması’nın stratejik öncelik olarak belirlenmesi ehemmiyet taşıyor”

Dinçer, “Nihayetlenen kısa emek verme ödeneği desteğinin sektörümüz içinde pozitif bulunduğunu düşünüyorduk fakat destek şu an kesildi. Yasağın kalmasıyla da, bir fazlaca sektörün ne kadar hasar aldığını görüp, işsizlik rakamlarının ne kadar değiştiğini yakından takip edeceğiz. Şu an beyaz eşya endüstri üretiminin kuvvetli devam etmesi bizim için sevindirici bir gelişme.” dedi.

Türkiye beyaz eşya sektörünün küresel rekabet enerjisini koruyabilmek ve ihracat seviyesini daha da yukarılara taşıyabilmek adına atılması ihtiyaç duyulan adımlar olduğuna işaret eden Dinçer, “Paris Anlaşması’nın stratejik öncelik olarak belirlenmesi ehemmiyet taşıyor. Çin başta olmak suretiyle ülkeler karbon etkisiz olma hedeflerini açıklıyor. ABD’nin Paris Anlaşması’nı yine gündemine aldığını, AB’nin tecim politikalarında Paris Anlaşması’na uyumu bir ön koşul olarak konumlandırdığını biliyoruz. Paris Anlaşması’nın onaylanması ülkemizin ihracat rekabetçiliğinin devamı açısından mühim olacaktır.” ifadelerini kullandı.

“Sektörümüzün de süratli bir halde dijitalleşmesi gerekiyor”

TÜRKBESD Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Semir Kuseyri, toplantıdaki konuşmasında sektörün gereksinimlerine ilişkin değerlendirmelerde bulunmuş oldu.

Dijitalleşmenin önemine dikkati çeken Kuseyri, dijitalleşmenin önemine işaret ederek, şunları söylemiş oldu:

“Kovid-19 ile dijitalleşme muhteşem şekilde hızlandı. Internasyonal rekabet gücümüzü korumak adına sektörümüzün de süratli bir halde dijitalleşmesi gerekiyor. Üretim süreçlerinin dijitalleştiği, robotik teknolojiler, Nesnelerin İnterneti, veri analitiği, suni zekâ, bulut teknolojiler ve siber güvenlik konularının eleştiri hale geldiği bir dönüşüm süreci içerisindeyiz.

Sektör olarak Avrupa’nın otomasyon seviyesi en yüksek üretim tesislerine sahibiz. Dijitalleşmeyi tüm ekosistemimize yaymak ve dijital dönüşümün gerektirdiği iş gücü dönüşümünü gerçekleştirmek en mühim önceliklerimiz içinde içeriyor. Devletimizin dijitalleşme ve Ar-Ge alanında sağlayacağı teşvikler sektörümüzü küresel ölçekte daha da ileriye taşımak adına fazlaca kıymetli olacaktır.”

“Sektörümüzde yassı çeliğe uygulanan gümrük vergilerinin kaldırılmasını talep ediyoruz”

TÜRKBESD Yönetim Kurulu Üyesi Fatih Özkadı ise, sektörün yassı çeliğe uygulanan gümrük vergilerinin kaldırılması taleplerini yineledi.

Beyaz eşyanın ana girdisi olan yassı çelik mevzusunda rekabet avantajını artıracak düzenlemelere gereksinim duyduklarından bahseden Özkadı, şu değerlendirmelerde bulunmuş oldu:

“Avrupa Birliği ülkelerindeki üreticiler yassı çelik ürünlerini üçüncü ülkelerden gümrük vergisi ödemeden ithal etme olanağına haizdir. Türkiye’de yassı çelik ithalatında uygulanan gümrük vergisi maliyetlerimizi artırmaktadır. Korumacı önlemler yerine yerli yassı çelik üreticilerinin daha çeşitli ve kaliteli üretim yapması için lüzumlu yatırım desteği sağlanması yoluna gidilmelidir. Böylece dışa bağımlılık da azalacaktır. Bu mevzuda serbestleşme yolunda Tecim Bakanlığı tarafınca bazı adımlar atıldı. Ikimiz de gelişimleri takip ediyoruz.”

Özkadı, Avrupa Birliği ülkeleri ile eş zamanlı olarak 2 Mart 2021 tarihinde yürürlüğe giren yeni enerji etiketi uygulaması ile ilgili bilgiler de paylaştı.

Daha ilkin uygulanan enerji etiketi uygulaması ile ürünlerin enerji verimlilik seviyesinin tüketici nezdinde fazlaca net anlaşılamadığını ifade eden Özkadı şunları söylemiş oldu:

“Yeni enerji etiketinde, enerji kategorileri A’dan G’ye doğru derecelendiriliyor. Gürültü seviyesi de A’dan D’ye kadar derecelendirilerek ürünlerin üstünde içeriyor. Çamaşır makinesi, bulaşık makinesi, buzdolabı ve dondurucularla başladı. Gelecek yıllarda öteki kategorilerde devam edecek. Yeni Enerji Etiketi uygulamasının daha sürdürülebilir bir iş modeline giden yolda mühim bir adım olduğuna inanıyoruz. Beyaz Eşya sektörü enerji verimli ürünleri ile enerji tasarrufuna ve ülke ekonomisine mühim katkılarda bulunmaktadır.

TEDAŞ verilerine nazaran konutlardaki elektrik tüketimi Türkiye’deki toplam elektrik tüketiminin yüzde 21’ini oluşturuyor. Yeni ekotasarım ve enerji etiketi uygulamaları ile ülkemizin ekonomisine 2030 yılına kadar 20 terawattsaat elektrik tasarrufu sağlanacaktır. Bu kıymet Ankara’nın 1 senelik elektrik tüketiminin üzerindedir. Ek olarak AB ile eş zamanlı olarak yeni enerji etiketi uygulamasına geçerek ülkemize enerji tüketimi yüksek ürünlerin girmesinin de önüne geçmiş olduk.”

“Yeşil dönüşüm ile karbonsuzlaşma yolunda mühim bir başarı hikayesine imza atacağımıza inanıyoruz”

2050 yılına kadar Avrupa kıtasını karbon etkisiz yapmayı hedefleyen Avrupa Birliği Yeşil mutabakatıyla ilgili gelişimleri de değerlendiren Özkadı, mutabakatın en fazla öne çıkan başlığı olan “Sınırda Karbon Düzenlemesi”nin AB sınırından giren ithal ürünlere karbon yoğunluğuna nazaran vergi uygulanmasını öngördüğünü söylemiş oldu.

Özkadı, Türkiye beyaz eşya üreticilerinin Avrupa’daki rakipleri ile eşit işlem görmesi icap ettiğini belirterek, “Sektörümüz AB çevre regülasyonlarına uygun olarak etkinlik gösteriyor. Mevzunun Gümrük Birliği modernizasyonu çerçevesinde, ülkemiz ve AB içinde istişare edilmesi icap ettiğini düşünüyoruz. TÜRKBESD görüşlerini, Avrupa Komisyonu’na aktardık. Vatanımızda küresel seviyede yeşil dönüşümü iş modeli olarak benimseyen firmalar bulunuyor. Yeşil dönüşüm ile hem yeni istihdam ve iş olanakları yaratacağımıza, hem de devletimizde karbonsuzlaşma yolunda mühim bir başarı hikayesine imza atacağımıza inanıyoruz.” ifadelerini kullandı.

Fatih Özkadı, kamuoyunda sık sık konuşulan çip sorununa ilişkin, “Neredeyse tüm beyaz eşya sektöründe yarı iletken çipler kullanılıyor. Yarı iletken sektöründe 2021 yılı başından itibaren tedarik sorunları yaşanmaya başladı, firmalar problemi yönetmeye çalışıyor. Tedarik problemininin en iyi ihtimalle bu yıl sonuna kadar süreceğini tahmin ediyoruz.” diye konuştu.

YORUM YAZ

Yorumunuzu girin!
Buraya adınızı girin

Son Gelişmeler

Benzer Haberler