27.5 C
İstanbul
Perşembe, 2 Temmuz 2020

Merkez Bankası: Öncü göstergeler istihdam imkanlarının kısmen iyileştiğini göstermekte

Benzer Haberler

Eralp Yalçın
Ekonomi Yazarı
İstanbul

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) Para Politikası Kurulu (PPK) toplantı özetinde, “Öncü göstergeler, tutumsal faaliyetteki toparlanmayla yeni iş ilanlarının arttığını ve istihdam imkanlarının kısmen iyileştiğini göstermektedir.” ifadelerine yer verildi.

Kurulun 25 Haziran’daki toplantısına ilişkin piyasaya sürülen özette, mayıs ayında tüketici fiyatlarının yüzde 1,36 oranında arttığı ve senelik enflasyon 0,45 puan yükselerek yüzde 11,39 olduğu hatırlatıldı.

Mayıs ayı PPK karar metninde dikkat çekilmiş olduğu suretiyle, bu zamanda besin enflasyonunun işlenmemiş besin tutarları kaynaklı olarak arttığı belirtilen özette, internasyonal petrol fiyatlarındaki gelişmelere bağlı olarak enerji enflasyonunun mayıs ayında yükselse de tüketici enflasyonunu sınırlamaya devam etmiş olduğu bildirildi.

Özette, Türk lirasındaki kıymet kayıplarının, dayanıklı mallar başta olmak suretiyle, temel mal grubu enflasyonuna yansırken, hizmet enflasyonunda salgına bağlı olarak faaliyetin kesintiye uğramış olduğu kalemler öncülüğünde yavaşlama eğiliminin devam etmiş olduğu kaydedildi.

Bu gelişmeler sonucunda, çekirdek göstergelerin eğilimlerinde bir miktar arttığı anlatılan özette, şu değerlendirmelere yer verildi:

“Besin ve alkolsüz içecekler senelik enflasyonu mayıs ayında 1,59 puan artarak yüzde 12,87’ye terfi etmiştir. Bu gelişmede senelik enflasyonu 4,91 puan artan işlenmemiş besin grubu belirleyici olmuştur. Döneme özgü gelişmelerle taze meyve ve sebze fiyatlarında gözlenen düşüşün önceki yıllara kıyasla sınırı olan kalmasına ek olarak döviz kuruna duyarlılığı yüksek olan yumurta ve bakliyatlardaki fiyat artışları işlenmemiş besin enflasyonunu negatif etkileyen temel unsurlardır.

İşlenmiş besin grubu aylık enflasyonu bir miktar yavaşlarken, baz tesirinin de katkısıyla senelik enflasyonu belirgin olarak gerilemiştir. Öteki taraftan, öncü göstergeler işlenmemiş besin senelik enflasyonunun haziran ayında da yükselebileceğine işaret etmektedir. Enerji tutarları mayıs ayında yüzde 2,13 oranında yükselmiş, grup senelik enflasyonu 1,93 puan artarak yüzde 5,23 olmuştur. Internasyonal petrol fiyatlarındaki toparlanma ile beraber Türk lirasındaki kıymet kaybı enerji fiyatlarındaki yükselişte belirleyici olmuştur. Öncü göstergeler, enerji senelik enflasyonunun haziran ayında artacağını göstermektedir.”

“12 ay sonrası enflasyon beklentileri düştü”

Özette, temel mal grubu senelik enflasyonunun mayıs ayında 1,38 puan artarak yüzde 9,26’ya yükseldiği anımsatıldı.

Bu zamanda, gerek dayanıklı tüketim malları gerekse giyim ve ayakkabı fiyatlarında belirgin artışlar gözlendiği belirtilen özette, Türk lirasındaki birikimli kıymet kayıplarına bağlı olarak, dayanıklı mal grubunda otomobil ve beyaz eşya fiyatlarındaki artışlar öne çıkarken, giyim ve ayakkabı grubunda mevsimsel ortalamaların üstünde bir fiyat artışı kaydedildiği bildirildi.

Özette, hizmet fiyatlarının mayıs ayında yüzde 0,73 arttığı ve senelik enflasyon 0,48 puan düşerek yüzde 11,28 olduğu kaydedildi.

Bu zamanda, hizmet fiyatlarında salgının sınırlayıcı etkilerinin hissedilmeye devam etmiş olduğu vurgulanan özette, “Nitekim senelik enflasyonda en belirgin gerileme, faaliyetleri mühim seviyede duraklayan lokanta-otel hizmetlerinde gözlenirken, öteki hizmetler ve kira senelik enflasyonu da düşüş kaydetmiştir. Ulaştırma hizmetleri enflasyonunda ise kademeli normalleşme adımları kapsamında uygulanan kapasite kısıtları birim maliyet kanalıyla senelik enflasyonun yükselmesine niçin olmuştur.” ifadeleri kullanıldı.

Özette, haziran ayında yıl sonu enflasyon beklentilerinin bir miktar yükselirken, 12 ay sonrası enflasyon beklentilerinin düşüş kaydettiği açıklandı.

“Kredi koşullarındaki iyileşme yurt içi talebi destekledi”

Özette, tutumsal faaliyetteki yavaşlamanın nisan ayında belirginleştiği ve sektörler geneline yayılmış olduğu açıklandı.

Endüstri üretiminin mevsim ve takvim etkilerinden arındırılmış olarak nisan ayında aylık yüzde 30,4 oranında daraldığı hatırlatılan özette, taşıt, giyim ve tekstil başta olmak suretiyle ana ihracatçı sektörlerin üretimindeki düşüşün daha belirgin olduğu vurgulandı.

Aynı dönemde gezim gelirlerinin gezi kısıtlamaları sebebiyle durma noktasına gelirken, salgına yönelik alınan tedbirlerin de etkisiyle tecim, konaklama-yiyecek hizmetleri, ulaştırma-depolama başta olmak suretiyle hizmet sektörlerinde de sert bir yavaşlama kaydedildiği bildirildi.

Kademeli normalleşme adımlarıyla beraber mayıs ayından itibaren ekonomide toparlanmanın başladığının görüldüğü anlatılan özette, hareket engellemelerinin hafifletilmesi ve kredi koşullarındaki iyileşmenin yurt içi talebi desteklediğinin altı çizildi.

Bu zamanda finansman koşullarına duyarlılığı yüksek ve talebi ertelenmiş kalemlere yönelik kartla meydana getirilen harcamaların süratli bir halde artarken, elektrik tüketiminin de istikrarlı bir artış gösterdiği ifade edildi.

Öteki taraftan, ihracatta dış tecim ortakları geneline yayılan bir iyileşme gözlenirken, ithalat talebinde de yurt içi öğrenci paralel olarak artış kaydedildiği belirtilen özette, salgın hastalığa bağlı olarak küresel gelişme görünümündeki bozulma ve gezi kısıtlamaları sebebiyle ihracat ve gezim gelirlerinde düşüş gözlendiği aktarıldı.

Özette, sadece, normalleşmeyle beraber mal ihracatında görülen toparlanma ve emtia fiyatlarının düşük seviyelerinin önümüzdeki dönemde cari işlemler dengesini destekleyeceği vurgulandı.

“Kısa emek verme ödeneği hane halkı gelir kayıplarının sınırlanması açısından eleştiri rol oynadı”

Özette, kurulun, tutumsal faaliyetteki toparlanmanın sürekliliği ve makrofinansal istikrar açısından cari işlemler dengesindeki seyrin önemine dikkati çekmiş olduğu açıklandı.

Salgın hastalığa bağlı gelişmelerin Türkiye ekonomisi üstündeki negatif etkilerinin sınırlandırılması açısından finansal piyasaların, kredi kanalının ve firmaların nakit akışının sıhhatli işleyişinin devamının büyük ehemmiyet arz etmiş olduğu vurgulanan özette, şunlar kaydedildi:

“Yakın dönemde uygulamaya konulmuş olan parasal ve mali tedbirler ekonominin üretim potansiyelini destekleyerek finansal istikrara ve tutumsal faaliyetteki toparlanma sürecine katkı yapmaktadır. İktisadi faaliyetin önümüzdeki dönemdeki toparlanma hızı normalleşme sürecinin yurt içindeki ve yurt dışındaki seyrine bağlı olacaktır. İktisadi faaliyetteki yavaşlama iş gücü piyasası verilerine de yansımıştır.

Mart döneminde ziraat dışı istihdam Şubat dönemine bakılırsa yüzde 4,3 azalırken, inşaat ve hizmetler sektöründeki istihdam kayıpları daha belirgin olmuştur. Sadece iş gücüne katılım oranındaki gerilemeyle işsizlik oranlarındaki artış nispeten sınırı olan olmuştur. Öncü göstergeler, tutumsal faaliyetteki toparlanmayla yeni iş ilanlarının arttığını ve istihdam imkanlarının kısmen iyileştiğini göstermektedir. Kurul, kısa emek verme ödeneği başta olmak suretiyle işsizlik sigorta fonu ve cari transferler vasıtasıyla sağlanan desteklerin, hane halkı gelir kayıplarının sınırlanması ve istihdamın korunması açısından eleştiri rol oynadığı değerlendirmesinde bulunmuştur.”

Özette, koronavirüs salgınına ilişkin gelişmelere bağlı olarak küresel büyümedeki zayıflamanın senenin ikinci çeyreğinde derinleşirken, ülkelerin attığı normalleşme adımlarına bağlı olarak kısmi bir toparlanma gözlendiği açıklandı.

Sadece salgının başta cenup yarım küre olmak suretiyle yayılımını devam ettirmesi ve ikinci bir dalga yaşanma olasılığı dahilinde küresel ekonomideki toparlanmaya ilişkin belirsizliklerin yüksek seyretmekte olduğu aktarılan özette, salgının ve sıhhat önlemlerinin, tüketim alışkanlıkları ve genel harcama davranışına ihtimaller içinde etkilerine yönelik belirsizliklerin devam etmiş olduğu bildirildi.

Özette, her açıdan normalleşmenin uzun sürmesi durumunda küresel ve yurt içi gelişme görünümündeki zayıflamanın daha belirgin olabileceği ve ilave önlem gereksiniminin ortaya çıkabileceği vurgulandı.

Mayıs PPK toplantısını takip eden dönemde, OPEC+ ülkelerinin arz kısıntısı mevzusunda anlaşmaları ve talep tarafında en kötünün geride kalmış olduğu yönündeki beklentilere bağlı olarak petrol fiyatlarında toparlanma gözlendiği kaydedilen özette, “Buna rağmen küresel tutumsal faaliyete dair belirsizlikler başta olmak suretiyle emtia fiyatlarına ilişkin aşağı yönlü riskler canlılığını korumakta olup küresel enflasyon oranlarının 2020 senesinde ılımlı bir görünüm sergilemesi beklenmektedir.” denildi.

“Açıklanan paketlerin etkisiyle kredi ivmesi kuvvetli seyretmektedir”

Özette, gelişmiş ve gelişmekte olan ülke merkez bankalarının genişleyici yönde adımlar atmaya devam etmiş olduğu bildirildi.

Gelişmiş ülkelerde uzun vadeli faiz oranlarının tarihsel düşük seviyelere gerilerken, gerek merkez bankalarının açıklamaları gerekse piyasa beklentilerinin, düşük faiz ortamının uzun bir süre devam edeceğine işaret etmiş olduğu belirtilen özette, uygulanan politikaların finansal piyasalar, gelişme ve istihdam üstündeki etkinliğinin, ülkeler itibarıyla salgının seyriyle siyaset alanının büyüklüğü bakımından farklılaşabileceği kaydedildi.

Özette, destekleyici siyaset önlemleri ve normalleşme adımlarının yakın dönemde risk iştahında bir miktar artışa niçin olduğu ve gelişmekte olan ülkelerden portföy çıkışlarının yavaşladığı aktarıldı.

Normalleşme adımlarını takiben, alınan parasal ve mali tedbirlerin de katkısıyla küresel gelişmelerin Türkiye’nin risk primi ve kur oynaklığı üstündeki negatif etkilerinin bir miktar hafiflediği belirtilen özette, buna rağmen küresel tutumsal etkinlik görünümüne ve siyaset tedbirlerinin etkinliğine ilişkin belirsizliklerin sürmesinin, önümüzdeki dönemde küresel risk iştahı ve gelişmekte olan ülkelere yönelen portföy akımlarının dalgalı seyretmesine niçin olabileceği aktarıldı.

Özette, şu değerlendirmelere yer verildi:

“Belirsizliklerin yüksek seyrettiği bu süreçte salgın hastalığın ana para akımları, finansal koşullar, dış tecim ve emtia tutarları kanalıyla oluşturmakta olduğu küresel etkisinde bırakır yakından takip edilmektedir. Bu kapsamda Merkez Bankası, salgının Türkiye ekonomisine etkilerini izleyerek elindeki araçları fiyat istikrarı ve finansal istikrar amaçları doğrultusunda kullanmaya devam edecektir. Parasal, finansal ve mali tedbirlerin yanı sıra büyük seviyede kamu bankalarınca genişletilen kredi arzı, kredi büyümesine ilişkin aşağı yönlü riskleri sınırlayarak gerçek sektöre kredi akışının kesintisiz devamına katkı sağlamaktadır. Kefaletli kredi imkanı ile inşaat, gezim ve yerli üretim meydana getiren sektörleri desteklemek amacıyla açıklanan paketlerin etkisiyle kredi ivmesi kuvvetli seyretmektedir. Kamu bankaları öncülüğündeki kefaletli kredi kullandırımları ticari ve bireysel kredi arzını ve kredi faizlerindeki düşüşü destekleyerek salgının ekonomik birimlerin gelir ve nakit akışı üstündeki negatif yansımalarını azaltmaktadır. Son dönemde açıklanan bireysel kredi paketlerinin desteğiyle konut kredisi talebinin de güç kazanılmış olduğu gözlenmektedir.”

“Senenin ikinci yarısında talep yönlü dezenflasyonist etkisinde bırakır daha belirgin hale gelecek”

Özette, toplam talep koşullarının sınırlayıcı etkisine rağmen salgına bağlı birim maliyet artışlarının yansımalarıyla çekirdek enflasyon göstergelerinin eğilimlerinde bir miktar yükseliş gözlendiği açıklandı

Internasyonal emtia fiyatlarının tüketici enflasyonunu sınırlamaya devam ederken, besin enflasyonunun dönemsel ve salgına bağlı etkisinde bırakır sebebiyle arttığı vurgulanan özette, şular kaydedildi:

“Salgına bağlı tedbirlerle kısa vadede etkili olan arz yönlü unsurların, normalleşme sürecinin devamıyla kademeli olarak ortadan kalkacağı ve senenin ikinci yarısında talep yönlü dezenflasyonist etkilerin daha belirgin hale geleceği değerlendirilmektedir. Bu çerçevede Kurul, enflasyon görünümünü etkileyen tüm unsurları dikkate alarak siyaset faizinin durağan(durgun) tutulmasına karar vermiştir. Kurul, enflasyondaki düşüş sürecinin devamlılığının ülke risk priminin gerilemesi, uzun vadeli faizlerin aşağı gelmesi ve ekonomideki toparlanmanın güç kazanması açısından büyük ehemmiyet taşıdığını değerlendirmektedir. 

Enflasyondaki düşüşün hedeflenen patika ile uyumlu şekilde gerçekleşmesi için para politikasındaki davranışlarında ölçülü duruşun sürdürülmesi gerekmektedir. Bu çerçevede, parasal duruş ana eğilime dair göstergeler dikkate alınarak enflasyondaki düşüşün sürekliliğini sağlayacak şekilde belirlenecektir. Merkez Bankası, fiyat istikrarı ve finansal istikrar amaçları doğrultusunda elindeki tüm araçları kullanmaya devam edecektir. Kurul, salgın hastalığa bağlı tutumsal risklerin en aza indirilmesi açısından para ve maliye politikaları arasındaki eş güdümün sürdürülmesinin büyük ehemmiyet arz etmiş olduğu değerlendirmesinde bulunmuştur. Salgın hastalığın ekonomiyi birçok değişik kanaldan etkilemesi, başta nakit akışının düzenlenmesi ve istihdamın korunmasına yönelik tedbirler olmak suretiyle firmalar ve hanehalkı üstündeki etkilerin asgari düzeyde tutulabilmesi için koordineli siyaset uygulamaları gerektirmektedir. Dolayısıyla makro ölçekteki para ve maliye politikalarının yanı sıra en oldukca etkilenen tutumsal birimleri hedefleyen ve sektörel etkileşimleri dikkate alan siyaset uygulamalarının eleştiri önemde olduğu değerlendirilmektedir. Bu süreçte atılacak siyaset adımlarının hedefli ve geçici özellikte olması siyaset etkinliğini destekleyecektir.”

Özette, açıklanacak her türlü yeni verinin ve haberin Kurul’un geleceğe yönelik siyaset duruşunu değiştirmesine niçin olabileceği önemle vurgulandı.

YORUM YAZ

Yorumunuzu girin!
Buraya adınızı girin

Son Gelişmeler

Benzer Haberler