14.9 C
İstanbul
Çarşamba, 21 Nisan 2021

İklim diplomasisi, internasyonal ilişkilerin merkezine yerleşiyor

Benzer Haberler

Eralp Yalçın
Ekonomi Yazarı
İstanbul

Bunun en güncel örneği, son dönemde aralarındaki gerilim artan ABD ile Çin yönetimlerinin, iklim değişikliğiyle daha çok savaşım etme ihtiyacına vurgu icra eden ortak bir açıklamaya imza atmaları oldu.

ABD ve Çin’in iklim hususi temsilcileri John Kerry ile Xie Zhenhua, Şangay’da 2 gün devam eden görüşmelerinin arkasından 2020’li seneler süresince iklim değişikliğiyle savaşım için daha iddialı hedefler koymak, karbon etkisiz iktisat oluşturmak amacıyla lüzumlu adımları atmak için Çin Devlet Başkanı Şi Cinping ile ABD Başkanı Joe Biden ev sahipliğinde, 22-23 Nisan’da 40 liderin katılımıyla çevrim içi düzenlenecek iklim temalı Liderler Zirvesi’ne katılacağına yönelik ortak izahat yapmış oldu.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın da davetli olduğu Liderler Zirvesi, Biden’in göreve başladıktan sonrasında fazlaca sayıda liderle bir araya geleceği ve ABD’nin “iklim liderliğinin” sınanacağı ilk platform olarak öne çıkarken uzmanlara nazaran, bu kadar kapsamlı bir önder buluşmasının gündem maddesinin iklim değişikliği olması iklim diplomasisinin internasyonal ilişkilerin merkezinde yer aldığını gösteriyor.

Sürdürülebilir Iktisat ve Finans Araştırmaları Derneği Kurucu Direktörü Bengisu Özenç, AA muhabirine yapmış olduğu değerlendirmede, iklim değişikliğiyle mücadelede konulmuş olan hedeflerin ne kadar süratli şekilde olaya müdahale ettiğini dönemin göstereceğini belirterek, “Fakat artık tecim, teknoloji, internasyonal ilişkiler ve dış politikayı iklim üstünden konuşacağız. Daha ilkin yalnız iklim paktı vardı ve ticarete yansımıyordu fakat şimdi Avrupa Birliği’nin Yeşil Mutabakatı ve ABD’nin iklim değişikliğiyle mücadelede daha iddialı olmasıyla, söylem bile olsa gündem bu doğrultuda aşama kaydediyor.” diye konuştu.

Bu gelişmelerin küresel bir dönüşümün göstergesi bulunduğunu dile getiren Özenç, şöyleki devam etti:

“Kerry’nin iklim diplomasisinde görünürlüğünü çoğaltması, Biden ev sahipliğinde düzenlenecek bu kadar kapsamlı bir önder buluşması iklim değişikliğiyle mücadelenin mühim bir dış ilişkiler aracı haline geldiğini gösteriyor. Artık iklim, ülkelerin konuştukları dili şekillendiren bir mevzu. Öte taraftan, kamunun bu mücadelede dönüştürücü rolünün fazlaca sınırı olan kaldığını söylemem gerekiyor. Küresel ısınmayı 2 aşama ve altında sınırlandırmak için umudu piyasadaki gelişmelerde görüyoruz, maalesef kamu tarafında görmüyoruz. Bu yüzden dönüşüm ağır aksak şekilde piyasa şartlarında yaşanıyor.”

Emisyonların yüzde 75’inden görevli ülkelerin planlarını açıklaması gerekiyor

Dünya Kaynakları Enstitüsü Internasyonal İklim Girişimi Direktörü David Waskow ise Liderler Zirvesi’nin ülkelerin emisyon azaltım taahhütlerinin, iklim değişikliğinin en büyük etkilerini önlemek için kafi olmadığını ortaya koyan Birleşmiş Milletler (BM) raporunun derhal arkasından düzenlenmesinin mühim bulunduğunu kaydetti.

Hali hazırda dünyadaki emisyonların yüzde 75’inden görevli ve ABD, Çin ve Hindistan’ın aralarında bulunmuş olduğu ülkelerin hemen hemen iklim değişikliğiyle mücadeleye yönelik planlarını açıklamadığını belirten Waskow, şöyleki konuştu:

“Japonya, Kanada ve Cenup Kore benzer biçimde ülkeler ise bu yıl ortaya koymaları ihtiyaç duyulan daha kuvvetli planlarını paylaşmadı. Bu kapsamda zirvenin başarıya yetişmesi için 4 ana çıktısı olmalı. Bunlardan ilki, zirve öncesinde yada esnasında ABD’nin ulusal katkı beyanı olarak 2030’a kadar emisyonları 2005 seviyesine nazaran yüzde 50 azaltmasına yönelik taahhüt vermesi olacaktır. İkincisi ise aralarında Japonya, Cenup Kore, Kanada ve Çin’in bulunmuş olduğu büyük ekonomilerin sıfır emisyon hedeflerine yönelik somut ve iddialı planlar açıklaması, üçüncü olarak gelişen ülkeler ve kömür desteğinin sonlandırılması için ülkelerin iklim finansmanını güçlendirmeleri gerekiyor. Son olarak, ülkelerin yeni tip koronavirüs salgınına karşı ortaya koydukları ekonomik toparlanma planlarını yeşil dönüşüm merkezinde hayata geçirmeye taahhüt etmeleri olmalı.”

Waskow, bu kapsamda zirvenin dünyanın en büyük ekonomilerinin iddialı iklim hedeflerini açıklaması ya da en azından kasımda Glasgow’da düzenlenecek BM İklim Değişikliği Taraflar Konferansı (COP26) öncesinde bunun sinyalini vermeleri açısından bir fırsat sunacağını kaydetti.

YORUM YAZ

Yorumunuzu girin!
Buraya adınızı girin

Son Gelişmeler

Benzer Haberler