23.9 C
İstanbul
Pazar, 30 Mayıs 2021

Genç nüfusun BES’e dahil edilmesiyle ilk yılda 3 milyar liralık fon birikebilecek

Benzer Haberler

Eralp Yalçın
Ekonomi Yazarı
İstanbul

Türkiye nüfusunun ortalama yüzde 27’sini teşkil eden 18 yaş altı nüfusun Bireysel Emeklilik Sistemi’ne (BES) otomatik dahil edilmesi ile orta vadede 5 milyona yakın yeni katılımcının sisteme entegre olabileceği ve bu kanaldan ilk yılda ortalama 3 milyar lira fonun birikebileceği değerlendiriliyor.

Hususi ve gönüllü bir emeklilik tutum sistemi olan BES, bireylerin etken emek harcama sürelerince yaptıkları katkıları uzun vadeli yatırımlara yönlendirerek toplumsal güvenlik sistemini destekleyen ek bir gelir elde etmelerini ve emeklilik dönemlerinde yaşam standartlarını koruyabilmelerini hedefliyor.

Son dönemde, 18 yaş altı nüfusun sisteme dahil edilmesi suretiyle BES’in kapsamının genişletilmesine yönelik emek harcamalar yürütülürken, Sigortacılık ile Öteki Bazı Alanlara İlişkin Kanunlarda ve Bir Kanun Hükmünde Kararnamede Değişim Yapılmasına Dair Kanun, geçen hafta Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girdi. Buna gore, anne babalar, 18 yaşını tamamlamamış evlatları adına BES’te birikim yapabilecek.

Potansiyel BES katılımcı sayısının Türkiye’nin toplam nüfusuna ulaştırılması ile çocuklarda ve gençlerde tutum bilincinin geliştirilmesinin yanı sıra ülkenin tutum açığının kapatılmasına destek sağlanması amaçlanıyor. Öte taraftan, ana para piyasalarının derinlik kazanmasıyla finansal dalgalanmalara karşı daha dirençli bir yapı oluşturularak finansal istikrara katkı sağlanması hedefleniyor.

AA muhabirinin Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) tarafınca hazırlanan Finansal İstikrar Raporu’ndan derlediği bilgilere gore, 18 yaş altı kesim, 2020 sonu itibarıyla 84 milyon olan Türkiye nüfusunun 23 milyon ile ortalama yüzde 27’sini teşkil ediyor.

Bu senenin nisan ayı itibarıyla BES ve Otomatik Katılım Sistemi’ne kayıtlı 12,6 milyon katılımcı bulunuyor. Bu da sisteme katılım oranının ortalama yüzde 21 olduğuna işaret ediyor.

Genç nüfusun sisteme OKS’deki yapıya benzer bir halde otomatik dahil edilmesi durumunda orta vadede 5 milyona yakın yeni katılımcının sisteme entegre olabileceği ve bu kanaldan ilk yılda ortalama 3 milyar lira fonun birikebileceği değerlendiriliyor.

Bu varsayım altında, sistemdeki toplam fon üstünde orta ve uzun solukta kayda kıymet fark oluşacağı, projeksiyon kapsamında 2030’da 1,21 trilyon lira olması beklenen toplam fon büyüklüğünün 1,36 trilyon liraya çıkabileceği öngörülüyor.

Otomatik katılım ile sistemdeki fonlar 150 milyar liraya dayandı

Emeklilik Nezaret Merkezi verilerine gore, Türkiye’de 21 Mayıs itibarıyla BES’te 6 milyon 908 bin 820 kişinin 147 milyar 363,4 milyon liralık fonu bulunuyor. Otomatik katılım temel göstergelerine gore ise 2017’nin başından itibaren otomatikman BES’e dahil olup 21 Mayıs itibarıyla sistemde bulunan çalışan sayısı 5 milyon 767 bin 892 olarak belirlendi. Bu çalışanların fon büyüklüğü ise 12 milyar 605,1 milyon lira düzeyinde gerçekleşti.

Türkiye’de OKS’nin devreye girmiş olduğu Ocak 2017’den ilkin, BES’te bulunan katılımcı sayısı 2016’nın aralık sonu itibarıyla 6 milyon 627 bin 25, sistemin büyüklüğü ise 53,4 milyar lira düzeyinde bulunuyordu.

Rakamlar, çalışan kesime yönelik OKS’nin devreye girmesi ile sistem büyüklüğünün mühim ilerleme kaydettiğini ortaya koyuyor. Bu da söz mevzusu uygulamanın gençlerde devreye alınmasının sistemin derinleşmesine mühim katkı sağlayacağını gösteriyor.

Gelişmiş ülkelerde de 18 yaş altı nüfusa tutum etme alışkanlığı kazandırmaya yönelik çeşitli programlar bulunuyor.

Meydana getirilen bir çalışmaya gore, İngiltere’de uygulanan CTF programı, evlatların tutum etmeye başlayabilecekleri bir finansal varlığa erişimini sağlayarak okul müfredatı vesilesiyle verilen finansal eğitime bağlı olarak, gelecek nesillerde tutum alışkanlığının gelişmesine destek oluyor. Bir başka emek harcama da evlatların doğumlarından itibaren tutum hesaplarına haiz olmasının birikim alışkanlığı kazanmalarının yanı sıra geleceğe dair daha örneksiz ve başarıya ulaşmış planlamalar yapmalarına katkı sağlayacağını ortaya koyuyor.

Ülke tasarruflarını artırmaya yönelik bu girişimlerin; uzun solukta cari denge, sürdürülebilir gelişme, daha derin finansal piyasalar şeklinde makro göstergeleri pozitif yönde yönde etkileyeceği, yapısal kırılganlıkları azaltacağı ve ihtimaller içinde şoklara karşı finansal piyasaların daha dirençli olmasını temin etmesi açısından finansal istikrara katkı sağlayacağı vurgulanıyor.

YORUM YAZ

Yorumunuzu girin!
Buraya adınızı girin

Son Gelişmeler

Benzer Haberler