21 C
İstanbul
Salı, 28 Eylül 2021

Bakan Pakdemirli: Bitkisel Gıdalar Araştırma Merkezi 1737 fabrikaya ve 931 tohum firmasına hizmet verecek

Benzer Haberler

Eralp Yalçın
Ekonomi Yazarı
Ankara

Ziraat ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirli, TAGEM bünyesindeki Bitkisel Gıdalar Araştırma Merkezi’nin açılışında yapmış olduğu konuşmada, tarımsal üretimde 2050’de iklim değişikliğinin etkisiyle verimde yüzde 10-25 düşüş beklendiğini ve meydana getirilen araştırmaların, artan nüfusu doyurmak için gelecek 30 yılda bugünkünden yüzde 60 daha çok gıdaya, bunu üretmek için de yüzde 15 daha çok suya gerekseme duyulacağını gösterdiğini aktardı.

Bu zor tabloda, ellerindeki en mühim silahın, Ar-Ge yapmak, inovasyon ve teknoloji geliştirmek bulunduğunun altını çizen Pakdemirli, şöyleki devam etti:

“Sadece bu şekilde, besin güvenliğimizi güvence altına alır, geleceğe umutla bakar ve evlatlarımıza bu ülkeyi içimiz rahat bir halde teslim edebiliriz. Bugün Türkiye, bulunmuş olduğu coğrafyanın en büyük ve en kuvvetli tarımsal Ar-Ge altyapısına haiz ülkesi. Türkiye, ekilen ziraat alanı bakımında dünyada 15’inci, mera dahil toplam ziraat alanın bakımından dünyada 31’inci sıradadır. Bu sıralamaya karşın ülkemiz, tarımsal hasılada Avrupa’da önder, dünyanın ise ilk 10 büyük tarımsal ekonomisinden birisidir. Bu başarının sahibi Türk çiftçisidir, Türk çiftçisinin emeğidir.”

Pakdemirli, bu anlamda Bakanlık olarak köklü ve yaygın tarımsal araştırma sistemiyle ziraatçi ve üreticinin yanında olmaya devam edeceklerini belirterek, “Bakanlık olarak Ar-Ge çalışmalarımız için kendi Ar-Ge gelirlerimizle beraber çeşitli kaynaklardan senelik ortalama 1 milyar lira kaynak ayırıyoruz. Vatanımızda üretilen arpanın yüzde 85’i, makarnalık buğdayın yüzde 69’u ve ekmeklik buğdayın yüzde 60’ı TAGEM enstitülerimizde geliştirilmiştir. Yalnız bu üç tür bitkiden dolayı ülke ekonomisine olan katkımız senelik ortalama 23 milyar liradır. Ülkemizdeki tarımsal Know-How’ın, kısaca çözümlerin yüzde 70’i Bakanlığımız araştırma sistemine aittir.” ifadelerini kullandı.

“Türkiye, dünya un ve bulgur ihracatında birinci”

Pakdemirli, Türkiye’nin, dünya un ve bulgur ihracatında birinci, makarna ihracatında ise ikinci sırada olduğuna dikkati çekerek, 2016-2020 averajı baz alındığında bu ticaretten ülke ekonomisine senelik ortalama 1 milyar dolar net dış tecim geliri sağlandığını söylemiş oldu.

Türkiye’deki besin işletmelerinin yüzde 56’sının unlu mamuller sektöründe etkinlik gösterdiğini vurgulayan Pakdemirli, şu detayları paylaştı:

“Bunların ortalama piyasa kıymeti 15 milyar dolara yaklaşmaktadır. Bitkisel Gıdalar Ar-Ge Merkezi yardımıyla, dünyanın en büyük un ve makarna üreticisi ve ihracatçısı ülkesi pozisyonumuzu, daha kaliteli ve yeni ürünlerle güçlendireceğiz. Merkezimiz, devletimizde etkinlik gösteren un, yem, makarna, bulgur, bisküvi, irmik, çeltik şeklinde ürünler üreten 1737 fabrikaya hizmet sunacak. Ek olarak kendi enstitülerimize ve 931 hususi tohumculuk şirketine, nebat ıslah sürecinde yapacağı kalite analizleriyle katkı sağlayacak.”

Merkezde, büyük bir biyolojik çeşitliliğe haiz olan Türkiye florasından insanlara yeni gıdalar üretilmesi için de inovasyon emek harcamaları yapılacağını belirten Pakdemirli, şunları kaydetti:

“Bunların yanında baklagiller, yağlı tohumlar, tıbbi aromatik bitkiler şeklinde birçok bitkiyi kullanarak bitkisel protein eldesi, glütensiz ürünler, hususi beslenme ürünleri ve vakit içinde fonksiyonel gıdalar ile tıbbi amaçlı gıdalar çalışılacak. Bu amaçla mesela çölyak hastalarımıza ekmekler, bebeklerimize devam mamaları, yaşlılarımıza hususi beslenme ürünleri üreteceğiz. Gelişmiş teknolojilerle donatılmış ve bugün sıfırdan yapılsa 100 milyon liranın üstünde bir maliyetle kurulacak bu merkezde 85 araştırmacı çalışacak ve ülkemiz besin sektörünün büyümesine ve gelişmesine mühim bir katkı sağlanacaktır.”

Pakdemirli, bugüne dek yaptıkları emek harcamalar yardımıyla, ziraat sektörünün son 12 çeyrektir kesintisiz büyüdüğünü ve tarımsal hasılanın 337 milyar liraya ulaşarak Cumhuriyet tarihinin rekorunu kırdığını hatırlattı.

Ziraat ve besin ürünlerindeki ihracatın geçen senenin üzerine çıkması temennisinde bulunan Pakdemirli, sözlerini şöyleki tamamladı:

“Ziraat ve besin ürünleri ihracatımız 2021’in 7 aylık dönemde, geçen senenin aynı dönemine gore yüzde 16 artarak 13,2 milyar dolar, dış tecim fazlamız ise yüzde 76 artarak 3,8 milyar dolar olarak gerçekleşti. Hepimiz de üreticilerimizi, yeni Ar-Ge emek harcamaları, inovasyon ve teknolojilerle buluşturmaya, besin güvenliğimizi güvence altına almak için dur-durak demeden çalışmaya devam edeceğiz.”

YORUM YAZ

Yorumunuzu girin!
Buraya adınızı girin

Son Gelişmeler

Benzer Haberler