1.5 C
İstanbul
Cumartesi, 5 Şubat 2022

ABD ve Avrupa yaptırımları ‘ekonomik kalkanlara karşın’ Rus ekonomisine zarar verebilir

Benzer Haberler

Eralp Yalçın
Ekonomi Yazarı
Moskova/Brüksel

ABD ve Avrupa‘nın Ukrayna gerginliği sebebiyle Rusya’ya ağır ekonomik yaptırım hazırlığına girmesi, dünya ve Rus ekonomisinin söz mevzusu yaptırımlardan iyi mi etkileneceği sorusunu da gündeme getirdi.

ABD ve Avrupa ülkeleri, Rusya’nın Ukrayna’yı işgal etmesinin ağır ekonomik neticeleri olacağına dikkati çekerek, bir süredir Rus ekonomisi ve Kremlin’e yakın isimlere yönelik yaptırım paketleri hazırlıyor.

Hazırlanan paketler içinde, Rus bankalarının internasyonal işlemlerini sınırlama, finans kurumlarını SWIFT sisteminden çıkarma, eleştiri ürünlere ihracat yasağı, enerji ticaretini sınırlandırma ile bireylere ilave gezi yasağı ve mal varlığı dondurma şeklinde çeşitli tedbirler uygulanabilecek.

Batılı ülkeler, yaptırımların daha caydırıcı olması için Rusya’ya yönelik olası tedbirlere ilişkin somut bilgileri paylaşmaktan kaçınırken, Rusya’nın, Ukrayna’ya karşı herhangi bir saldırganlığının ekonomik bedelinin ağır olacağı vurgusu çoğunlukla dile getiriliyor.

ABD’de Joe Biden yönetiminin, Avrupa Birliği ve İngiltere şeklinde ortaklarla görüştüğü Rusya’ya yönelik tedbirlerin başlangıcında çeşitli finansal engellemeler yer ediniyor.

Yaptırımlar uyarınca Rusya’nın bankacılıkta internasyonal fon aktarma sistemi olan SWIFT’e erişiminin kesilmesi söz mevzusu. Belçika merkezli SWIFT, dünya genelinde finans kuruluşları arasındaki işlemlerin güvenli ve standart bir halde gerçekleştirilmesine olanak sağlıyor.

Halihazırda 200’den fazla ülke ile 11 binden fazla finans kurumunun bağlı olduğu SWIFT ile dünyadaki sınır ötesi ödemelerin büyük kısmı gerçekleştiriliyor. Rusya’nın söz mevzusu sistemden çıkarılması Rus bankalarının ülke dışı ticari işleminin zorlaşması anlamına geliyor.

Batılı ülkeler, geçmişte benzer şekilde İran’ı SWIFT’ten çıkarmıştı. İran, söz mevzusu sistemin haricinde olduğundan petrol gelirlerini tahsilde, ticari ödemelerde zorluklar yaşamış, ülke ekonomisinde çeşitli sıkıntılarla karşılaşmıştı.

Sadece Batılı bazı yetkililer, söz mevzusu sistemden çıkarılması halinde Rusya ile ticari faaliyetlerde bulunan başta ABD ve Almanya şeklinde ülkelerin finans kurumlarına da zarar vereceğine işaret ediyor.

Dolar kullanımı ve Rus bankalarına yönelik yasaklar gelebilir

ABD’nin, Rusya’nın dolarla ticari işlemleri ve takas imkanlarını yasaklaması da olası tedbirler içinde. Bu durumda, dünya tecim sisteminde en yaygın para birimi konumundaki doların Rusya tarafınca kullanımının yasaklanmasının ve ülke ile dolar işlemi meydana getiren finansal kurumlara para cezası kesilmesinin Rus ekonomisini negatif etkileyebileceği umut ediliyor.

Bilhassa petrol ve naturel gaz ihracat gelirlerine mühim seviyede bağlı Rus ekonomisinin dolarla işlem yasağından negatif etkilenmesi kaçınılmaz bir tesir olarak görünüyor.

Rusya’nın internasyonal piyasalarda bono ve tahvil işlemlerinden daha çok dışlanması da bir başka olası önlem olarak öne çıkıyor.

Batı’nın, Rusya ve kurumlarını finansal piyasalardan men etmesi ve ülkenin tahvil ve bono ihracını engellemesinin ekonomik hasara niçin olması umut ediliyor. Bu durumun Rusya’nın borçlanma maliyetini yükseltmesi, faizlerini çoğaltması ve para biriminin kıymet kaybını hızlandırması da söz mevzusu.

Rus bankalarının “kara listeye” alınması da ABD ve Avrupa’nın değerlendirdiği olası engellemeler içinde yer ediniyor. Böylece, Rus bankalarının internasyonal finansal işlem gerçekleştirmesinin olanaksız hale getirilebileceği görüşü mevcut.

Batı ülkelerinin, Rusya’ya bazı temel teknolojik ürünlerin satışını engellemesi olasılığı da var. Rusya’ya çip şeklinde dijital yaşamın olmazsa olmaz bir teknolojisinin, elektronik ekipmanların yada çeşitli yazılımların satılmasına yasak getirilebileceği görüşü mevcut durumda.

Enerji sektörü de hedef alınabilir

Rus ekonomisi enerji ürünleri ihracatından mühim mali kaynak sağlıyor. En büyük ihracat ürünleri naturel gaz ile petrol olan Rusya’nın bu ürünlerini satamaması ülkeyi krize sokabilecek bir duruma niçin olabilir.

Batı’nın Rus şirketlerinden petrol ve gaz alımını yasa dışı duyuru etme seçeneği de masada. Onay süreci beklemede olan Şimal Akım 2 naturel gaz boru hattı projesinin tamamen iptal edilmesi de ihtimaller içinde tedbirler içinde. Sadece, bilhassa naturel gaz ve petrolün küresel piyasalarda üstün dereceli seviyelere çıkmış olduğu son dönemde bu şekilde bir tedbirin Batı’ya da ciddi bir maliyet getirmesiyle karşılaşılabilir.

Batı dünyasının Rusya’daki çeşitli şahıs ve kuruma yönelik yaptırımları bulunuyor. Bu yaptırımların kapsamının genişletilmesi seçenekler içinde.

Rus Devlet Başkanı Vladimir Putin ve yakın çevresine gezi yasağı ve mal varlığını dondurma da düşünülüyor. Ek olarak, Rus iş hayatına karşı yeni tedbirler alınması Rus iş insanlarının Batı ülkelerindeki işlemlerinin sınırlandırılması, “nereden buldun?” yasası benzeri bir uygulamaya gidilmesi de mümkün.

Rusya kalkan yapmaya çalışıyor

ABD ve AB’nin yaptırım baskısı altındaki Rusya, ekonomide ve internasyonal ticarette risklerden korunmak için dolar kullanımını azaltmaya yönelik süreci Kırım’ı 2014’te yasa dışı ilhak ettikten sonrasında hızlandırmıştı.

Rusya Merkez Bankası tarafınca 2021’in ilk yarısına ilişkin piyasaya sürülen verilerde, ülkenin internasyonal rezervlerinde doların payının bundan önceki senenin aynı dönemine kıyasla yüzde 22,2’den 16,4’e düşmüş olduğu ortaya konmuştu.

Rusya Maliye Bakanlığı da 8 Temmuz’da yapmış olduğu açıklamada, Ulusal Refah Fonu’nda dolar varlıklarının payının sıfıra indirildiğini bildirmişti.

Rusya’nın internasyonal rezervleri geçen ay itibarıyla 639 milyar dolara ulaşarak tarihin en yüksek seviyesine ulaştı.

Rusya Maliye Bakanı Anton Siluanov 14 Ocak’ta yapmış olduğu açıklamada, yaptırımların rahatsız edici bulunduğunu belirterek, “Sadece kurumlarımız bununla baş edebilir.” yorumunda bulunarak, ülkesinin yaptırımlara hazırlıklı bulunduğunu söylemişti.

Kremlin ekonomisini korurken gelişme sınırı olan kaldı

Kremlin yönetimi, “dolarsızlaşma” hamlelerinin yanı sıra, 2014’te uygulamaya konan misilleme adımlarıyla meyve, sebze, et ve süt ürünleri şeklinde Batılı ülkelerde üretilen besin ithalatlarının çoğunu durdurmuştu.

Rusya’nın söz mevzusu dönemde attığı bir başka adım da alternatif tecim ortakları geliştirmeye yönelikti. Söz mevzusu “yeni” ortaklardan başı çeken Çin ile karşılıklı tecim yılda 100 milyar doları geçti.

SWIFT sisteminden çıkarılma riski sebebiyle Rusya, 2014’te SPFS’yi (Mali Mesajlaşma Sistemi) geliştirmeye başlamış, Aralık 2017’de kullanıma açmıştı.

Rusya Maliye Bakanlığı, Ekim 2019’da yapmış olduğu açıklamada, Türkiye ile ulusal para birimleriyle tecim mevzusunda antak kalma imzalandığını, söz mevzusu anlaşmanın Türk bankalarının SPFS’ye bağlantısını da genişletebileceğini duyurmuştu.

Rusya Merkez Bankası da dijital rublenin testlerine bu yıl başlayarak, nakit ve nakit dışı ödemelerle beraber yeni, ek bir ödeme biçimini devreye almak istiyor.

Rus yetkililer, Batılı ülkelerin sert ekonomik yaptırımlar uygulamasına hazırlıklı olduklarını ifade etseler de ekonomik gelişme ve halkın alım gücündeki sınırı olan artış çoğunlukla gündeme geliyor.

Kremlin, devlete ilişkin işletmeleri desteklemeye öncelik verirken, sıkı mali politikalar sebebiyle Rus ekonomisi 2014’ten bu yana dünya averajından daha azca büyüyor.

Rus vatandaşlarının gerçek gelirleri 2020’de, 2013’e kıyasla yüzde 9,3 gerilerken Rusya’dan ana para çıkışı 2020’de 50,2 milyar dolar iken 2021’de 72 milyar dolara terfi etti.

YORUM YAZ

Yorumunuzu girin!
Buraya adınızı girin

Son Gelişmeler

Benzer Haberler