11.5 C
İstanbul
Salı, 13 Nisan 2021

YÖK Başkanı Saraç’tan üniversitelerde yeni bilimsel nitelikli yıla ilişkin izahat

Benzer Haberler

Damla Sarıca
Eğitim Yazarı
Ankara

Yükseköğretim Kurulu Başkanı Prof. Dr. Yekta Saraç, Twitter hesabından yapmış olduğu paylaşımda, öğrencilerden ve velilerden çoğunlukla üniversitelerdeki yeni eğitim öğretim dönemine ilişkin sorular aldıklarını belirtti. 

“YÖK olarak, bugün itibarıyla üniversitelerimizin eğitim öğretim takvimlerini 1 Ekim 2020 zamanı sonrasında başlamış olacak şekilde planlamalarını istedik.” ifadesini kullanan Saraç, şunları kaydetti:

“Bunun yanı sıra kampüslerdeki öğrencilerin seyreltilmesi, hareketliliğin azaltılması da mühim olup bunun için üniversitelerimize karar alma süreçlerinde geniş olanak tanıdık. Böylece üniversitelerimizin fakülte ve program bazında değişik uygulamalar yapabilmeleri mümkün hale geldi. Salgının bölgesel ve mahalli seyrine nazaran değişik programlar için yapılacak uygulamalara yönelik hususlarda üniversitelerimizin ilgili kurulları karar verecek. Yeni YÖK olarak Türk yükseköğretim sistemine bu vesileyle getirdiğimiz karma modelin (hibrit) hayırlı olmasını diliyoruz.” 

Saraç, karar süreçlerinde en fazla dikkat ettikleri hususun aileler tarafınca kendilerine emanet edilen öğrenciler başta olmak suretiyle tüm bilimsel nitelikli ve yönetimsel personelin sağlığı bulunduğunu altını çizdi.

YÖK’ten izahat 

Mevzuya ilişkin olarak YÖK’ün web sitesinden meydana getirilen duyuruda da Kurulun, ilk vakanın tespit edilmiş olduğu günden itibaren yeni tip koronavirüs (Kovid-19) salgınını yakından izlediği açıklandı. 

Açıklamada, mart ayından itibaren lüzumlu tedbirler alınarak süratli ve dinamik süreçler yürütülmüş olduğu sadece tüm dünyada 20 milyondan fazla kişinin enfekte olduğu, 700 binden fazla kişinin yaşamını kaybetmiş olduğu küresel salgının yükseköğretimi de etkilemeye devam etmiş olduğu ve uzun vadeli yeni önlemlere gereksinim duyulduğu bildirildi. 

Tüm dünyada 2020-2021 eğitim öğretim sürecine yönelik pek oldukça mevzunun tartışıldığına işaret edilen açıklamada, yükseköğretim sistemi oldukça kuvvetli olan ülkelerde de bu mevzuda düşünce birliği bulunmadığı açıklandı.

Bazı ülkeler 2020-2021 eğitim ve öğretim sürecinin tamamen dijital ortamda uzaktan öğretimle yapılacağını belirtmişken karma yöntemi benimseyeceklerini, karşı karşıya ve çevrim içi karma şekilleri kullanacaklarını, uzaktan öğretim ve örgün öğretimi fakülte ya da program esaslı uygulayacaklarını açıklayan ülkelerin sayısının da azca olmadığı ifade edildi.

“Değişik uygulamalara olanak bilinmektedir”

YÖK’ün kısa sürede dünya örneklerini de inceleyerek “Küresel Salgında Yeni Normalleşme Rehberi” yayımladığı anımsatılan açıklamada, şunlar kaydedildi:

“Rehberde, Uzaktan Öğretim Uygulamaları, Uygulamalı Eğitimler, Ölçme ve Değerlendirme Uygulamaları, Yabancı Uyruklu Öğrenciler, Toplantılar, Kongreler ve Değişiklik Programları başlıkları altında çerçeve kararlar ve tavsiyeler yer almıştır. Bu rehberde de açıkladığımız suretiyle, salgın dinamik bir süreç olduğundan salgının bölgesel ve mahalli seyrine nazaran üniversitelerimizce değişik uygulamalara gidilmesine olanak bilinmektedir. 

Devletimizde 45 bine yakın program bulunmaktadır ve her bir programın kazanım hedefleri doğrultusunda uygulanma şekilleri değişkenlik arz etmektedir. Nitekim edebiyat, sosyoloji, moda tasarımı programlarıyla ebelik yada geleneksel el sanatları veya tıp, diş hekimliği ve pilotaj programlarının eğitim öğretim süreçleri birbirinden oldukça farklıdır. Salgın süresince bu programların uygulamalarında alınacak önlemler de bölgeden bölgeye elbet ki farklılık arz edebilecektir.”

Açıklamada, geçen günlerde salgın dolayısıyla meydana getirilen yapısal düzenlemelerle karma öğretim uygulayabilmeleri için üniversitelere geniş bir alan bırakıldığı açıklandı.

Üniversitelerin, Koronavirüs Komisyonları ve ilgili öteki kurul ve komisyonları marifetiyle öğrencilerin, akademisyenlerin ve yönetimsel personelin sağlığını tehdit etmeyecek şekilde genel planlamalar yapabileceği bildirilen açıklamada, şunlar ifade edildi:

“Elbet ki bu süreç Sıhhat Bakanlığı ve öteki ilgili bakanlıkların önlem maksatlı yönlendirmeleri çerçevesinde sürdürülecektir. YÖK olarak, bu süreci başından itibaren ‘çevik yönetim, kuvvetli koordinasyon, esnek kararlar almak ve kurumsal çeşitliliği olanak olarak kullanmak’ şeklinde özetleyebileceğimiz bir yönetim anlayışıyla yönetiyoruz.” 

YORUM YAZ

Yorumunuzu girin!
Buraya adınızı girin

Son Gelişmeler

Benzer Haberler