9.9 C
İstanbul
Cuma, 16 Nisan 2021

Meslek liseleri üretim yapabilme kapasitelerini ispatladı

Benzer Haberler

Damla Sarıca
Eğitim Yazarı
İstanbul

Selçuk Üniversitesi Eğitim Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Hasan Bozgeyikli, yeni tip koronavirüs (Kovid-19) ile savaşım sürecinin meslek liselerinin niteliğini gösterdiğini belirterek, “Bu okullar öğretmen ve öğrencileriyle bir araya gelmiş olarak temizlik malzemelerinden maske üretimine, tek kullanımlık önlük ve tulumdan yüz koruyucu siperlere kadar fazlaca değişik alanlarda üretim potansiyellerini ortaya koymuşlardır.” dedi.

AA muhabirinin sorularını yanıtlayan Bozgeyikli, meslek liselerine ilişkin değerlendirmede bulunmuş oldu.

Bozgeyikli, mesleki ve teknik eğitimin, tüm ülkelerin kendi ekonomik gelişme hedeflerine nazaran büyük ehemmiyet atfedilen bir alan bulunduğunu kaydetti.

Bozgeyikli, Türkiye’de mesleki eğitimin Cumhuriyetin ilk yıllarından itibaren devlet politikası haline geldiğini aktararak, “1960’lı yıllardan itibaren planlı kalkınma anlayışına dayalı hazırlanan kalkınma planlarının neredeyse tümünde mesleki eğitim devamlı ön planda tutularak güçlendirilmesi gerekliliği vurgulanmıştır. Sonuçta 1990’lı yılların son dönemine kadar meslek liseleri başarı göstermiş öğrencilerin ilk olarak girmeyi tercih ettikleri ve sınavla talebe alan kurumlar haline gelmişti. Sadece 28 Şubat süreci olarak anılan dönemde bilhassa 1998’de Yükseköğretim Kurulu tarafınca alınan yüksek öğretime geçişte meslek lisesi mezunlarına uygulanan katsayı sonucu ile bu liselere talep ciddi oranda düştü.” diye konuştu.

İstihdam garantili meslek liselerine ilgi

Prof. Dr. Bozgeyikli, 2000’li yıllardan günümüze mesleki eğitimde nicel ve nitel gelişmelerin sağlanması adına Ulusal Eğitim Bakanlığı tarafınca birçok projenin hayata geçirildiğini anımsatarak, “Bunlar içinde 2002-2007’de ‘Mesleki Eğitim ve Öğretim Sisteminin Güçlendirilmesi Projesi-MEGEP’, 2012-2014’te ‘Mesleki Becerilerin Geliştirilmesi Projesi-MESGEP’, 2003-2007’de ‘Türkiye’de Mesleki Teknik Eğitimin Modernizasyonu Projesi-MTEM’ ve 2008-2010’da ‘İnsan Kaynaklarının Mesleki Eğitim Yolu ile Geliştirilmesi Projesi-İKMEP’ benzer biçimde örneklendirilebilecek çeşitli projeler yapılmış oldu.” bilgisini verdi.

Bu açıdan bakıldığında mesleki eğitimin başta hükumetler olmak suretiyle emek harcama hayatındaki ilgili paydaşların devamlı güçlenmesini istediği bir eğitim türü olduğuna dikkati çeken Bozgeyikli, şöyleki devam etti:

“Buna karşın kronikleşmiş birçok soruna haiz olduğundan bir türlü istenen noktaya gelememiştir. Sadece son dönemde mesleki ve teknik eğitimde yaşanmış olan gelişmeler sorunların çözümü noktasında ümit vadetmektedir. Bilhassa OSB’lerde Endüstri ve Teknoloji Bakanlığı iş birliğiyle mesleki ve teknik okul sayısının arttırılması ve sektörün mesleki ve teknik eğitimle iş birliğini arttırmaya dönük belli alanlarda eğitim vermek suretiyle oluşturulan istihdam garantili meslek liseleri benzer biçimde uygulamalar kısa vadede etkili sonuçlar ortaya koymuştur. Nitekim son birkaç yılda mesleki eğitime yerleşen talebe sayısının yüzde 17, mesleki eğitim merkezlerine kayıt yaptıran talebe sayısının ise yüzde 62 oranında artmış olması mesleki ve teknik eğitim adına oldukça pozitif gelişmelerdir. Bilhassa istihdam garantili meslek liselerine başarı göstermiş öğrencilerin yönelmeye başlamış olması sorunların çözümü adına meydana getirilen uygulamaların doğru bulunduğunu göstermektedir.”

Salgın döneminde eğitim ve meslek liseleri

Bozgeyikli eğitim anlayışındaki değişime vurgu yaparak, “Kovid-19 salgınının yalnız birkaç hafta içinde, dünya genelinde öğrencilerin eğitim alma şeklini değiştirdiği bu günlerde hızla gelişen teknolojinin sağlamış olduğu faydalar geleceğin eğitimi için fazlaca mühim ip uçları veriyor. Kaldı ki günümüzde dijital hızla gelişen teknolojinin ulaşmış olduğu nokta, kültürden toplumsal yaşama, alışkanlıklardan önceliklere kadar her şeyi derinden etkileyerek, akıllı robotlar, sensörler, suni zeka, nesnelerin interneti, makinelerin öğrenmesi ve 3D yazıcılar benzer biçimde yeni olgularla hayatımızın her alanını çepeçevre kuşatmış durumda. Sanayi 4.0 olarak adlandırılan bu yeni dönem birçok mesleğin geçerliğini yitireceği ve bunun yerine yeni birçok mesleğin ortaya çıkacağı bir dönem.” ifadelerini kullandı.

Bugün ilkokula başlamış olan evlatların ileride, hemen hemen adı söyleniş dahi edilemeyen mesleklerle uğraşır duruma geleceğini özetleyen Bozgeyikli, değişiklik ve dönüşümün şimdiden başladığını söylemiş oldu.

Bozgeyikli, salgın döneminde mesleki okulların durumunu değerlendirerek, “Yaşadığımız bu kriz döneminde ülke üretimi için ne denli mühim bulunduğunu bir kez daha gösteren mesleki ve teknik eğitimde, devamlı dillendirilen ve derhal her insanın üstünde hem düşünce olduğu teknolojik değişiklik ve dönüşümü gerçekleştirmek bir zorunluluk halini almıştır.” dedi.

Söz mevzusu meslek okullarının uzun senelerdir üretime katkı yaptığını anımsatan Bozgeyikli, şöyleki devam etti:

“2019’da yaptıkları üretimle Türkiye ekonomisine 392 milyon lira kazandırdılar. Kovid-19 sebebiyle muhteşem günlerden geçtiğimiz günlerde bu okullar birçok alanda üretim için lüzumlu olan teknik alt yapı ve donanımları ile üretim sürecinin en mühim bileşeni olan nitelikli elemanlara haiz olduklarını gösterdi. Bu okullar öğretmen ve öğrencileriyle bir araya gelmiş olarak temizlik malzemelerinden maske üretimine, tek kullanımlık önlük ve tulumdan yüz koruyucu siperlere kadar fazlaca değişik alanlarda üretim potansiyellerini ortaya koymuşlardır. Dolayısıyla burada alternatif üretim kapasitesi derken bu okulların esas amacının üretim olmadığı sadece gerekseme olması halinde üretim yapabilme kapasitesinin de olduğu anlaşılmalıdır.”

Bozgeyikli, Türkiye’nin sanayide dijital dönüşümü hızlandırmasının yanı sıra bilim, endüstri ve teknoloji politikaları ile beraber temel eğitimden mesleki eğitime kadar tüm eğitim olgusunu değiştirmesi icap ettiğini açıkladı.

YORUM YAZ

Yorumunuzu girin!
Buraya adınızı girin

Son Gelişmeler

Benzer Haberler