15.9 C
İstanbul
Salı, 13 Nisan 2021

Marmara Üniversitesi öğrencilerine ruhsal desteği online sürdürüyor

Benzer Haberler

Damla Sarıca
Eğitim Yazarı
İstanbul

AA muhabirine MARPAM’ın emekleri hakkında bilgiler veren Yüksel, yeni tip koronavirüs (Kovid-19) ile savaşım sürecinde öğrencilere verilen hizmetleri ve projeleri söyledi. 

Yüksel, merkezin Ekim 2017’den beri hizmet verdiğini dile getirerek, üniversiteye yeni kayıt olan, etken olarak eğitim-öğretim hayatına devam eden tüm öğrencilere, yönetimsel ve bilimsel nitelikli personele, gereksinimleri doğrultusunda ruhsal danışmanlık ve rehberlik hizmeti vermeyi amaçladıklarını söylemiş oldu.

Bu kapsamda bugüne dek 544 öğrenciye hizmet verdiklerini aktaran Yüksel, “Sonuçlar üniversitemizde öğrencilerin en fazla gereksinim duydukları emek verme alanlarının; hiddet ile başa çıkma, stresle baş etme, genç yetişkinlik dönemine uyum, yazışma becerileri, kaygı, motivasyon, dikkat dağınıklığı, sorun çözme, teknoloji bağımlılığı ve süre yönetimi mevzularında yoğunlaştığını göstermektedir. Bu tarz şeyleri çözmeye yönelik grupla ruhsal danışma programları, seminerler ve psiko eğitim grupları düzenledik. Burada süreklilik ve değişen toplumsal yapıya uyum son aşama mühim. Programlarımız da buna bakılırsa tekrardan şekillenmekte.” diye konuştu.

İsteyenlere online danışmanlık veriliyor

MARPAM Müdürü Yüksel, Kovid-19 ile savaşım sürecindeki faaliyetler hakkında bilgiler vererek, şunları kaydetti:

“Öncelikli olarak devam eden danışanlarımıza ulaşıp bu süreçte online hizmet alıp almak istemediklerini sorduk. Devam etmek isteyenlerin danışmanlık hizmetini halihazırda sürdürüyoruz. Bunun haricinde Kovid-19 salgın sürecinde ruh sağlığımızı iyi mi koruyabileceğimize dair ‘Ruhsal Hijyen Rehberi’ hazırladık. Bunu hem web sayfamızda hem de toplumsal medya üstünden paylaşarak öğrencilerimize ulaşmaya çalıştık. MARPAM Akran Danışmanlığı Psikoeğitim emek verme gruplarımızı, bu yıl ortaya çıkan gereksinimler doğrultusunda MARPAM Akran Danışmanlığı Online Psikoeğitim Destek Gruplarına çevirdik. Önümüzdeki haftadan itibaren akran danışmanı öğrencilerimiz, üniversite öğrencilerimize hazırladıkları 20 değişik mevzu başlığındaki programlarını uygulayacaktır.”

Toplumsal yalıtım sürecinde ruhsal açıdan sıhhatli kalmak için öğrencilere tavsiyelerde bulunan Yüksel, zamanı planlamanın bu zamanda fazlaca mühim bulunduğunu söylemiş oldu.

Evde kalmaya devam eden öğrencilere tavsiyeler

Yüksel, öğrencilerin evde kaldıkları günleri planlamalarının önemine işaret ederek, şu tavsiyelerde bulunmuş oldu:

“Günün boşa geçiyor olma duygusuna izin verilmemeli. Günlük planlarına naturel başa çıkma şekilleri de eklenmeli. Bunun için ev içinde iyi gelen, yapmaktan hoşlanılan, rahatlatıcı aktiviteleri listelemek ve günlük plana eklemek yararlı olacaktır. Toplumsal medya kullanım süresi denetim altına alınmalı. Kendilerine toplumsal medyada kalma süreleri belirlemeli ve sürenin sonunda ne olursa olsun uzaklaşılmalı. Yeniden toplumsal medyaya dönmeden arada minimum iki saat olmasına müsaade edilmeli. Yalnız güvenilir ve bilimsel kaynaklardan gelen data ve korunma yollarına (Sıhhat Bakanlığı ve Dünya Sıhhat Örgütü) saygınlık edilmeli. Toplumsal medyada üzücü yada ürkütücü haberi bir başkası ile paylaşmamaya itina gösterilmeli. Bu tür haberler başkaları için de korku vericidir ve depresyonu arttırır. Bu süreçte başkalarını da korumaya itina göstermeliyiz. Devamlı haber izlemenin, dinlemenin ve okumanın en büyük stres faktörü bulunduğunu unutmamak gerekir. Okumalarını kişiyi rahatlatan alanlara kaydırmaya çalışmak daha etkili olacaktır.”

Yüksel, destek ve terapi sürecinde son aşama dikkatli ve özenli davranmaya çalıştıklarını ifade ederek, “Bir çok öğrencimiz danışma için uygun bir ortama haiz olmadıklarını bildirdikleri için okul başlayana kadar bu sürece ara verdik. Sadece psiko-eğitim gruplarımızı online devam ettiriyoruz. Bu mevzu ile “@marmara_marpam” adresinden detaylı bilgiye ulaşmak mümkün olabilir.” dedi.

Salgın ve sonrasında yaşananların hepimiz için beklenmedik olduğuna vurgu icra eden Yüksel, yaşamın normale dönme sürecine ilişkin ise şunları söylemiş oldu:

“Gündelik yaşantılarımıza uyum aslına bakarsak çoğumuz için lüzumlu. Devamlı bazı şeylerin eskisi şeklinde olmayacağına ilişkin söylemlere tanık oluyoruz. Bu da elbet kaygılarımızı arttırıyor. Bundan dolayı yeniden oryantasyon, şu demek oluyor ki uyum sağlamaya ilişkin programları etken hale getirmek gerekir diye düşünüyorum. Biz de hem bilimsel arenada hem de medyada bu sürecin iyi mi gelişip denetim altına alınmasına ilişkin detayları takip ediyoruz. Bu bilgiler ışığında gene seminerler ve eğitim grupları bağlamında gereksinimler göz önünde bulundurularak destek emekleri yapmayı planlıyoruz.”

YORUM YAZ

Yorumunuzu girin!
Buraya adınızı girin

Son Gelişmeler

Benzer Haberler