23.9 C
İstanbul
Cumartesi, 15 Mayıs 2021

GÖRÜŞ – Yükseköğretimde uluslararasılaşma

Benzer Haberler

Damla Sarıca
Eğitim Yazarı
İstanbul

Yükseköğretimde internasyonal emek harcamalar son 30 senedir küresel dünyada (kuzeyde, güneyde, Asya’da, Avrupa’da) internasyonal, ulusal ve kurumsal politikaların odağında, yazısız karşılıklı güvene ve beraber meydana getirilen anlaşmalara dayalı olarak, üniversitede yürütülen eğitim, araştırma ve hizmetin internasyonal ve kültürlerarası çalışmalarıyla yürütülüyor.

Dünya literatüründe küreselleşme ülkeler arasındaki ekonomik, siyasal, toplumsal ilişkilerin yaygınlaşması ve gelişmesi, ideolojik ayrımlara dayalı kutuplaşmanın değişime uğraması, değişik toplumsal kültürlerin, inanç ve beklentilerin daha iyi tanınması, ilişkilerin yoğunlaşması şeklinde değişik görünen sadece birbirleriyle bağlantılı olgular içermesi, bir anlamda maddi ve içsel değerlerin ve bu değerler çerçevesinde oluşmuş birikimlerin ulusal sınırları aşarak dünya çapına yayılması olarak tanımlanıyor. Tam da bu bağlamda yükseköğretimde uluslararasılaşma, yükseköğretim kurumlarının kültürlerarası diyalog, görüşme ve etkileşimlerini çoğaltmak, araştırma ve bilgiyi paylaşarak dışa açılmalarını sağlamak için kullandıkları en etkin araçlardan biri olarak öne çıkıyor. Yükseköğretim sistemlerinin uluslararasılaşmasında en mühim göstergelerden kabul edilen ve ülkelerin internasyonal görünürlüğüne, etkinliğine ve ekonomilerine katkı elde eden, yükseköğretimin standartlarını daha da yükselten, internasyonal öğrencilerin yükseköğrenim sistemi içinde eğitim görmelerine dünya ülkeleri hususi ehemmiyet atfediyorlar.

Son yıllarda ülkeler ve yükseköğretim kurumları Birleşmiş Milletlerin (BM) 17 maddelik Sürdürülebilir Kalkınma Hedefleri doğrultusunda göçmenler, azınlıklar, sığınmacılar şeklinde grupların da eğitimini dikkate alarak uluslararasılaşma politikalarında ciddi anlamda gelişme hedefleri ortaya koymaktalar. 2020 senesinde ise büyük bir dünya trajedisi olarak değerlendirilen yeni tip koronavirüs (Kovid-19) pandemisi sebebiyle oldukca zor şartlar altında kalan dünyamızda, internasyonal ölçekte oldukca değişik ve mühim kararlar alınmak durumunda kalındı.

Yükseköğretimde uluslararasılaşma, yetiştireceğimiz bu öğrenciler ve değişiklik programları, kamu diplomasisinin iki yönlü yaklaşımı için de ideal bir kıymet taşır. Bu nedenledir ki yükseköğretimde uluslararasılaşma meselesi Yeni YÖK’ün öncelikli hedeflerinden biri olarak gündeme alındı.

Bundan beş yıl ilkin sistemimizdeki internasyonal talebe sayısı 40 binli rakamlarda iken bugün bu sayı 200 bini aşmış durumda. Türkiye’nin yükseköğretimde bir bölgesel güç olma iddiasını desteklemek ve geliştirmek için, ilgili kurumlardan kabul edilen YÖK, uluslararasılaşma terimini bununla beraber bir kamu politikası olarak ele almaktadır.

Dünya genelindeki talebe hareketliliğine bakıldığında, 1970’li yıllarda ortalama 800 bin olan internasyonal talebe sayısının 2012 senesinde 4,5 milyona, 2019’da 5,6 milyona ulaşmış olduğu görülmekte. 1990’lardan sonrasında dünyanın küresel ekonomiye geçişiyle uluslararasılaşma da bu büyük değişimden etkilenmiştir.

Türk yükseköğretim sistemine dâhil olan internasyonal talebe sayısında da gittikçe artan bir eğilim izlenmekte. 2000-2001 öğretim senesinde ülkemizdeki internasyonal talebe sayısı 16 bin 656 iken bu sayı Yeni YÖK döneminde 2013-14 öğretim senesinde 48 bin 183’e, 2016-17 öğretim senesinde 108 bin 76’ya ve bugün büyük bir sıçrama kaydederek 2020-2021 öğretim senesinde 200 binli sayılara ulaştı.

Dünyada yükseköğretimde uluslararasılaşma

UNESCO ve Ekonomik Kalkınma ve İşbirliği Örgütü (OECD) verilerine bakılırsa, dünyada toplam internasyonal talebe sayısı 5,6 milyon; OECD ülkelerindeki internasyonal talebe sayıları 3,9 milyon; OECD ülkeleri dışındaki ülkelerdeki internasyonal talebe sayıları 1,7 milyondur. [1]

Şimal ABD ve Avrupa Birliği (AB) ülkeleri, toplam internasyonal öğrencilerin yüzde 65’ine ev sahipliği yapıyor. 2020 itibarıyla Çin dünyada ülke dışına en oldukca talebe gönderen ülke konumundadır. Hindistan ve Vietnam ise Çin’i takip eden ülkelerdir. Genel olarak bakıldığında, talebe kabulünde ilk üç ülke İngilizce konuşulan ABD, Birleşik Krallık ve Avustralya olarak öne çıkıyor. [2] ABD 1965’te 100 bin olan internasyonal talebe sayısını 2019 itibarıyla bir milyonun üstüne çıkardı.

Internasyonal talebe hareketliliğinde pandemiden ilkin de ülkeler içinde sayıların değişken bulunduğunu görebiliyoruz. Eğitimin kalitesi, eğitim dili, düşük maliyet, öğrencilere sağlanan iyi olanaklar, öğrenciyi güler yüzle karşılamak ve “komşu ülkeler” terimi internasyonal talebe çekmekte etkin faktörler olarak biliniyor.

Türkiye’de yükseköğretimde uluslararasılaşma

Yükseköğretim Kurulu’nun yükseköğretimde yapısal değişim çalışmalarında mühim başlıklarından biri de “Hedef Odaklı Uluslararasılaşma” olmuştur. Bu başlıkta Yeni YÖK emekleri bağlamında hedef ülkeler belirlenerek emek harcamalar yürütülüyor. Hedef ülkelerin belirlenmesinde başta Dışişleri Bakanlığı ve Ulusal Eğitim Bakanlığı (MEB) olmak suretiyle Bilim, Endüstri ve Teknoloji Bakanlığı, AB Başkanlığı, Kültür ve Gezim Bakanlığı, Sıhhat Bakanlığı, Gençlik ve Spor Bakanlığı, Kalkınma Bakanlığı ve Iktisat Bakanlığı’ndan katkı alınarak stratejileriler oluşturuldu. Ek olarak tüm üniversitelerimizden kendi uluslararasılaşma stratejilerinde kısa, orta ve uzun vadeli hedef/odak olarak belirledikleri ülkelerin sıralaması ile bu ülkelerle yapılacak ortaklık alanları hakkında görüşler toplandı. Bu veriler üstünde meydana getirilen değerlendirmeler neticesinde, Türkiye’nin yükseköğretimde uluslararasılaşma projesine katkı mevzusunda yüksek potansiyele haiz ülkeler, ek olarak stratejik yönden öne çıkan ülkeler, önümüzdeki beş senelik süreyi kapsayacak şekilde 2017 senesinde belirlenmiş ve ilk kere YÖK Uluslararasılaşma Strateji Belgesi (2018) yayımlanarak emek harcamalar bu doğrultuda yürütülmüştür.

Türkiye yükseköğretim sistemi hakkında internasyonal öğrencileri bilgilendirmek için “Study in Turkey” adlı bir internet sayfası kuruldu. [3] Site Türkçe, İngilizce ve Arapça dillerinde hizmet vermekte. Bu platform yardımıyla, internasyonal öğrenciler ve öğretim elemanları tek bir merkezden doğru, güncel, ergonomik ve kapsamlı bilgilere ulaşabiliyorlar. Pandemi yılı olan 2020’de Türk üniversitelerinin yurtdışında dijital ortamda tanıtılması için 20-22 Temmuz 2020 tarihlerinde “Study in Turkey YÖK Sanal Fuarı” gerçekleştirildi. Proje diplomatik temsilciliğimizin bulunmuş olduğu 142 ülkede, Dışişleri bakanlığımız, Yurtdışı Türkler ve Akraba Topluluklar Başkanlığı (YTB), Yunus Emre Enstitüsü (YEE), Türk İşbirliği ve Kalkınma Ajansı (TİKA) şeklinde paydaş kurumların da katkılarıyla yürütüldü. Fuara toplam 164 ülkeden ziyaretçi girişi oldu.

Türkiye internasyonal talebe kabul eden ülkeler içinde son beş yılda en süratli büyüyen ülkelerden biri. 2021 senesinde bugün, yükseköğretim kurumlarımızda 182 değişik ülkeden internasyonal öğrencimiz bulunuyor. 2014 senesinde 48 binlerde olan internasyonal talebe sayımız 2021’de 207 bine ulaştı. Bu sayı ile dünyada internasyonal talebe kabul eden ilk 10 ülkeden biriyiz ve Avrupa yükseköğretim alanında ise İngiltere, Almanya, Fransa ve Rusya’dan sonrasında beşinci sırada yer almaktayız. [4]

Internasyonal öğrenciler haricinde 2019-2020 verilerine bakılırsa, 216’sı profesör, 210’u doçent olmak suretiyle toplam 3 bin 325 internasyonal öğretim elemanı da üniversitelerimizde vazife yapmakta. Bir öteki mühim data, Avrupa Komisyonu 2020 raporuna bakılırsa, AB ülkeleri içinde Erasmus+ öğrencilerinin en oldukca tercih etmiş olduğu beşinci ülkeyiz.

YÖK’ün kuruluşu olan 1982 yılından 2014’e kadar geçen 32 yılda, 15 ülke ile yükseköğretim alanında işbirliğine yönelik Mutabakat Zaptı (MoU) imzalanmışken, son beş yılda aralarında Japonya, Kore, Malezya, Makedonya, Romanya, Tayvan ve Pakistan’ın da bulunmuş olduğu 39 ülke ile yükseköğretim alanında işbirliğine yönelik 54 protokol imzalandı. Bu anlaşmalarla Balkanlar’dan Afrika’ya, Uzakdoğu’dan Avrupa’ya geniş çaplı bir uluslararasılaşma faaliyeti sürdürülüyor.

Hedef odaklı uluslararasılaşma çalışmalarımızdan biri de yabancı uyruklu öğrencilerimize verilen YÖK burslarıdır. Bu öğrenciler, bu burs kapsamında eğitimlerini tamamladıklarında kendi ülkelerine dönmekte, devlet kurumlarında yada kendi ülkelerindeki devlet üniversitelerinde mecburi hizmet esasına dayalı olarak vazife yapmaktadırlar. Bu emsalsiz burs projesi Filipinler, Ukrayna, Filistin, Arnavutluk, Bangladeş, Makedonya, Sudan şeklinde ülkelerle koordineli bir halde yürütülmektedir.

Sığınmacılar ve geçici koruma kanunu kapsamındaki göçmenler mevzusunda, Türkiye’nin açık kapı politikası ile uyguladığı insani yaklaşımların yansımasını, yükseköğretim sayılarında da görmekteyiz. Dünya averajında mültecilerin yükseköğretime erişiminin yüzde 3 olduğu bu zamanda, Türkiye’de bu oran yüzde 7,54 olarak verilmektedir. 2021’de Türk yükseköğretiminde 48 bin 192 Suriyeli talebe, 14 bin 206 Iraklı talebe ve 8 bin 494 Afganistanlı talebe eğitim görüyor. Bu ülkelerden üniversitelerimize katılan toplam öğretim elemanı sayısı da 376.

Pandemi döneminde eğitimde, araştırmada ciddi güçlükler yaşıyoruz. Seyahatlerin, ülkeler arası hareketliliğin kısıtlı olduğu bu zamanda, tüm dünya üniversitelerindeki internasyonal etkinliklerin ve talebe hareketliliğinin de yoğun olarak etkilendiğini görmekteyiz. Sınırlar ve kampüslerin kapalı olması sebebiyle, Türkiye’deki üniversiteler de dahil olmak suretiyle, yükseköğretim kurumlarının yüzde 60’ı dijital etkinliklerine büyük yatırımlar yaptılar. Internasyonal tüm etkinliklerde bilişim teknolojileri kullanılarak eğitim ve araştırma sistemlerinin sürdürülmesine azami çaba gösteriliyor.

Önümüzdeki vakit diliminde yükseköğretimde çevrimiçi (online) eğitimin bir süre daha devam edeceği öngörülüyor. Dolayısıyla üniversitelerimizde dijital altyapılarımızı kuvvetli kılmaya, bu yapıları kullanacak nitelikli çalışanı yetiştirmeye ve yurtdışı yükseköğretim kurumlarıyla işbirliklerini ve yazışma ağlarını geliştirmeye devam etmemiz gerekiyor.

[Eski Türk edebiyatı, belâgat-retorik ve metin şerhi alanında uzmanlaşan, 2005 yılında Yükseköğretim Kurulu genel kurul üyesi olan Prof. Dr. M. A. Yekta Saraç 2014 yılından bu yana Yükseköğretim Kurulu Başkanıdır]

[1] OECD- Education at a Glance 2020, Eylül 2020.

[2] UNESCO, Ocak 2020

[3] www.studyinturkey.gov.tr

[4] UNESCO verileri, 2020

YORUM YAZ

Yorumunuzu girin!
Buraya adınızı girin

Son Gelişmeler

Benzer Haberler