17 C
İstanbul
Pazar, 18 Ekim 2020

İsrail, Filistin’de AB finansmanıyla inşa edilen binaları da yıkıyor

Benzer Haberler

Şirin Akar
Haber Yazarı
Gazze

Avrupa-Akdeniz İnsan Hakları Gözlemevi, İsrail’in, Avrupa Birliğinin (AB) finansmanıyla Filistin topraklarında inşa edilen yapıları dizgesel bir halde yıktığını duyurdu.

Cenevre Merkezli Gözlemevinin hazırladığı ve Avrupalı yetkililere yöneltilen raporda İsrail yönetiminin, Filistin topraklarında işlediği ihlallerle ilgili detaylı bilgilere yer verildi.

Raporda, İsrail‘in 2019’da, internasyonal donörlerin (AB ve üye devletler) finansmanıyla Doğu Kudüs ve “C” statüsündeki bölgelerde inşa edilen 127 binayı yıktığı, bu rakamın 2018’de yıkılan binaların iki katı olduğu ifade edildi.

Rapora nazaran İsrail, 2019 senesinde bir tek Doğu Kudüs’te 104 binayı yıktı ve yeni tip koronavirüs (Kovid-19) salgını sürecinde de benzer binaların yıkım işlemlerine hız verdi.

İsrail’in, Doğu Kudüs’te 2018’de 72, 2019’da 104, 2020’nin ilk 8 ayında da ortalama 89 binayı yıktığı kaydedildi.

Projelerin sayısında düşüş yaşandı

Gözlemevinin raporunda, 2019’da internasyonal finansmanlı projelerin sayısının 12’ye düşmüş olduğu, bu rakamın 2015 senesinde 75 olduğu vurgulandı.

Gözlemevi, AB tarafınca finanse edilen projelerin yıkılmaması için İsrail hükümetine baskı uygulanması icap ettiğini, projelerin sayısı düşürülerek Filistinlilerin cezalandırıldığını belirtti.

AB ile üye ülkelerin, finanse ettikleri projelerdeki hasarın boyutunu gizlemeye çalıştığına değinilen raporda, AB Parlamentosu üyelerine yıkımlarla ilgili soruşturma başlatma ve bu mevzuda kamuya açık bir rapor hazırlama çağrısı yapılmış oldu.

C bölgesindeki engellemeler

İsrail yönetiminin, Batı Şeria’nın yüzde 61’lik kısmını oluşturan C bölgesinde inşaata ya da su ve elektrikle ilgili projelere izin vermediği aktarıldı.

Bu tür projeler için İsrail’den ruhsat almanın neredeyse olanaksız olduğuna işaret edilen raporda, 2009-2012 döneminde meydana getirilen toplam ruhsat başvurularının bir tek yüzde 2,3’lük kısmının onaylandığı kaydedildi.

Raporda ek olarak, İsrail Sivil İdaresi ile koordineli olarak inşa edilen projelerin de yıkıldığına değinildi. Bu bağlamda, Belçika’nın finansmanıyla 2014 senesinde Nablus’un doğusundaki Hırbet et-Tavil köyünde inşa edilen elektrik tesisinin yıkıldığı, yıkıma gerekçe olarak yapının ruhsatsız oluşunun gösterildiği dile açıklandı.

Raporda, Likud Partisi’nden milletvekili Amit Halevi ile meslektaşı Avi Dichter’ın Temmuz 2020’de C bölgesindeki inşaat faaliyetleriyle ilgili olarak yaptıkları “virüs şeklinde” ve “bölgesel terör” tanımlamasına yer verildi.

Gözlemevi, internasyonal kanunlara nazaran, işgalci yönetimin, okullar dahil olmak suretiyle kamu mülkünü yıkmasını yasakladığı bilgisini paylaştı.

Tazminat çağrısı

Raporda, AB’nin finansmanıyla inşa edilen herhangi bir projenin daha yıkılması durumunda İsrail’den tazminat talep edilmesi gerektiği vurgulandı.

Gözlemevi ek olarak, kalkınma projelerine devam edilerek Filistinliler yerine İsrail hükümetinin cezalandırılması ve AB’nin de “İsrail’in en büyük ticari ortağı olduğu gerçeğinden istifade ederek” ihlallerini durdurması için Tel Aviv yönetimine baskı uygulaması istendi.

Filistin ile İsrail yönetimi içinde 1995’te imzalanan “İkinci Oslo Anlaşması” çerçevesinde Batı Şeria; A, B ve C bölgelerine ayrılmıştı.

Yüzde 18’i kapsayan “A bölgesi”nin yönetimi yönetimsel ve güvenlik olarak Filistin’e; yüzde 21’lik “B bölgesi”nin yönetimsel yönetimi Filistin’e, “güvenliği” İsrail’e devredilmiş; yüzde 61’ini oluşturan “C bölgesi”nin ise “yönetimsel yönetimi ve güvenliği” İsrail’e bırakılmıştı.

İsrail yönetimi kendi kontrolünde olduğu nedeni öne sürülerek çoğunlukla “C bölgesi”nde Filistinlilerin yeni bina yada genişletme emek vermesi yapmasına izin vermiyor.

YORUM YAZ

Yorumunuzu girin!
Buraya adınızı girin

Son Gelişmeler

Benzer Haberler