17.3 C
İstanbul
Çarşamba, 3 Kasım 2021

İran-ABD ilişkileri 42 yıl önceki elçilik işgalinden sonrasında düzelmedi

Benzer Haberler

Şirin Akar
Haber Yazarı
Tahran

İran‘da Şii din adamı Ayetullah Ruhullah Humeyni liderliğinde 10 Şubat 1979’da gerçekleşen devrim ile Muhammed Şah Rıza Pehlevi’nin monarşik yönetimine son verilirken, daha ilkin yolunda ilerleyen ABD ile ilişkilerde de yeni bir sürece girildi.

ABD’nin 16 Ocak 1979’da ülkeyi terk eden Şah’a sığınma hakkı vermesine itiraz eden Humeyni liderliğindeki İran, ABD’nin Tahran Büyükelçiliğinde kendisine karşı casusluk faaliyetleri yapıldığını ileri sürerek Washington yönetimini baş hedefe koydu.

ABD’nin Tahran Büyükelçiliği İran devletinin yönlendirmesiyle işgal edildi

İki ülke arasındaki karşılıklı açıklamalar ve gerginliğin artması üstüne İran devletinin desteklediği ve kendilerini “talebe” olarak adlandıran silahlı gruplar, 4 Kasım 1979’da ABD’nin Tahran Büyükelçiliğini işgal etti.

Devrim lideri Humeyni’nin “birincisinden daha büyük bir devrim” şeklinde nitelendirdiği elçilik işgalinde ABD’li 52 dış ilişkiler uzmanı 444 gün süresince rehin tutuldu. Tahran yönetimi elçilikte kendilerine karşı hazırlanan 70 casusluk belgesini ele geçirdiklerini ileri sürdü.

İran’a yönelik ABD yaptırımları elçilik işgaliyle başladı

Bu vaka çağıl siyasal tarihteki “en uzun diplomatik rehine krizi” olarak kayıtlara geçti. ABD yönetimi işgali internasyonal hukukun açık bir ihlali olarak değerlendirerek Tahran ile tüm diplomatik ilişkileri kesti ve bu ülkeye yönelik yaptırımları hayata geçirdi. ABD, ek olarak İran’dan petrol ithalatını 12 Kasım 1979’da sona erdirdi ve ortalama 8 milyar dolarlık İran varlığını 14 Kasım’da dondurdu.

Devrin ABD Başkanı Demokrat Partili Jimmy Carter, “4 Kasım 1979, asla unutamayacağım bir tarih” diyerek olayın kendi ülkesi için önemini ortaya koyarken, Körfez’e yakın sularda devriye gezen ABD ordusuna ilişkin USS Nimitz (CVN-68) ve öteki cenk gemilerinin de kullanılarak rehinelerin kurtarılması için operasyon yapılmasını emretti.

İran-ABD ilişkileri bu işgalin peşinden inişli çıkışlı bir seyir izledi ve taraflar arasındaki gerilim ara sıra yükselse de sıcak bir çatışmaya dönüşmedi.

20 yıl sonrasında gerilim üst seviyeye taşındı

ABD 3 Ocak 2020’de İran Devrim Muhafızları Ordusu Kudüs Gücü Komutanı Kasım Süleymani’yi Irak’ın başkenti Bağdat’ta hava saldırısı ile öldürerek bu gerilimi üst seviyeye taşıdı. İran ise buna misilleme olarak ABD’nin Irak’taki Ayn el-Esed Hava Üssü’nü onlarca balistik füzeyle vurduğunu duyurdu.

İranlı askeri ve siyasal makamlar Ayn el-Esed Hava Üssü’ne yaptıkları hücum ile ABD’ye zayiat verdiklerini açıklasalar da Süleymani’nin intikamının alınmadığı yönünde genel bir kanaat oluştu. Bu yüzden İranlı yetkililer gerilimi daha çok tırmandırmamak, nükleer anlaşmaya yeni bir olanak vermek ve internasyonal kamuoyunda daha çok tepki toplamamak için “Süleymani’nin intikamının uygun vakit ve zeminde alınacağı” açıklamasında bulundular.

İran ile ABD içinde elçilik işgaliyle başlamış olan yaptırımlar siyasal gelişmelere bağlı olarak hafifleyip sertleşti. Mahmud Ahmedinejad döneminde Birleşmiş Milletler (BM) yaptırımlarına dönüşen süreç Temmuz 2015’te imzalanan ve Ocak 2016’da yürürlüğe giren nükleer antak kalma ile kalktı.

İran, yaptırımların kalkmasıyla rahat bir nefes aldı sadece ABD’de Cumhuriyetçi Donald Trump’ın başa gelmesi ve Mayıs 2018’de nükleer anlaşmadan ayrılmasıyla ülke tekrardan ekonomik ve toplumsal krizlerin pençesine düştü.

İran geçen yıl iptal etmiş olduğu protestoları bu yıl düzenleme sonucu aldı

Tahran yönetimi şimdi de Trump’ın peşinden göreve gelen ve nükleer anlaşmaya dönüş sinyali veren Demokrat Partili Joe Biden ile antak kalma yolları arıyor sadece İran’da hükümet değişikliğinin peşinden muhafazakarların iş başına gelmesiyle bu süreç ağır işliyor.

İki taraf içinde yaşanmış olan tüm problemler, gerilimler, anlaşmazlıklar ve krizler 4 Kasım 1979’daki elçilik işgaline dayanıyor. Bu yüzden Trump İran’ın petrol ihracatını sıfırlamayı hedefleyen yaptırımları elçilik işgalinin 39. yıl dönümünde hayata geçirdi.

Tahran, geçen yıl ABD Büyükelçiliği işgalinin 41. yıl dönümünde, her yıl meydana getirilen protestoları son anda yeni tip koronavirüs (Kovid-19) nedeni öne sürülerek iptal etti. Bu karar, ABD seçimleri öncesi yarışı kazanarak ambargoyu kaldırması beklenen Biden’a ve seçmenine ileti olarak değerlendirilmişti.

İran geçen yıl iptal etmiş olduğu ABD karşıtı protesto gösterilerini yarın ülke genelinde gerçekleştireceğini deklare etti. Başkent Tahran’da da işgal edilen elçilik binasının önünde ABD karşıtı kitlesel gösteriler düzenlenecek.

Tahran, elçiliği işgal edenleri mühim görevlere getirdi

İşgale karşı çıkan devrin İran Başbakanı Mehdi Bezirgan, hükümetinin bunu önleme mevzusundaki başarısızlığının peşinden vakası protesto etmek için 6 Kasım 1979’da görevinden çekilme etti. Bezirgan’ın yanı sıra kabinedeki birçok bakan da bu vakaya itiraz etti.

Elçilik işgalini organize eden ve içinde yer edinen öğrencilerden Hüseyin Dehkan Müdafa Bakanlığı, İzzetullah Zerkami İran Radyo ve Tv Kurumu Başkanlığı, Habibullah Biteref Enerji Bakanlığı, Rıza Seyfullahi Güvenlik Genel Müdürlüğü ve eski Cumhurbaşkanı Muhammed Hatemi’nin kardeşi Muhammed Rıza Hatemi milletvekilliği yapmış oldu. Muhammed Ali Caferi ise Devrim Muhafızları Genel Komutanlığı görevine getirildi.

Rehine krizinin dünyadaki yankısı

İran 10 Şubat 1979’daki devrimle dünya gündemine oturdu ve ABD karşıtı cephede yer edinen gruplarla devletlerin de ilgi odağı oldu. Humeyni yönetimindeki İran, devrimden 9 ay sonrasında gerçekleştirdiği bu hamleyle bir adım daha ileri gitmiş ve ABD karşıtlığıyla malum çevrelerde büyük sempati uyandırmıştı.

ABD Büyükelçiliğinin işgali, İran ile Muammer Kaddafi yönetimindeki Libya’yı birbirine yakınlaştırmış ve İran-Irak Savaşı’nda Kaddafi’nin Tahran’a destek vermesine niçin olmuştu. İran Devrim Muhafızları Ordusuna bağlı askerler bu tarihte Libya’da askeri eğitim aldı. Küba lideri Fidel Castro ise Humeyni’ye devrimci bir antiemperyalist olarak övgülerde bulunmuş oldu.

İran’da 4 Kasım, her yıl “Küresel Emperyalizme Karşı Ulusal Savaşım Günü” olarak kutlanıyor ve Büyükelçilik binası önünde geniş gösterilere sahne oluyor. İşgal edilen büyükelçilik binası ve yeri de günümüzde Devrim Muhafızlarına bağlı silahlı unsurlar tarafınca kullanılıyor.

Elçilik işgali ve rehine krizi beyaz perde filmlerine mevzu oldu

Rehine krizi, İran devletinin büyük tepkisini çeken ödüllü ARGO beyaz perde filmine mevzu oldu. Emekli bir CIA ajanının gerçek yaşam öyküsünü mevzu alan ve işgalden kaçmayı başarıp Kanada’nın Tahran Büyükelçiliğine gizlice sığınan 6 Amerikalı diplomatın İran’dan kaçırılması vakasını dramatize eden Ben Affleck yönetmenliğindeki 2012 yapımı Amerikan filmi ARGO, 85. Akademi Ödülleri’nde En İyi Film, En İyi Uyarlama Senaryo ve En İyi Kurgu ödüllerini kazanmıştır.

Öykü 2007 senesinde CIA operasyon sorumlusu olan Tony Mendez’in yazdığı “The Master of Disguise” adlı kitap ve Joshuah Berman’ın mevzu hakkında Wired adlı dergide yazdığı “The Great Escape” adlı yazı ile açığa çıktı.

Ek olarak mevzuyla ilgili 1981 yapımlı İran’dan Kaçış (Kanadalının Deli Macerası) ve 2013 yapımlı Tahran’daki Adamımız adlı iki belgesel film çekildi.

YORUM YAZ

Yorumunuzu girin!
Buraya adınızı girin

Son Gelişmeler

Benzer Haberler