15.5 C
İstanbul
Pazartesi, 26 Nisan 2021

Cenevre’de yapılacak 5+1 gayriresmi Kıbrıs konferansında ‘ortak bir zemin’ aranacak

Benzer Haberler

Şirin Akar
Haber Yazarı
Ankara/Lefkoşa

BM öncülüğünde, Kıbrıslı taraflar ve garantör ülkeler Türkiye, Yunanistan ve İngiltere’nin de katılımıyla düzenlenecek 5+BM formatındaki Kıbrıs temalı gayriresmi toplantı 3 gün sürecek.

BM Genel Sekreteri Antonio Guterres’in de katılacağı görüşmede, tarafların yakın gelecekte Kıbrıs meselesine kalıcı çözüm bulunabilmesi amacıyla görüşme edebilecekleri “ortak bir yerin” olup olmadığı tespit edilecek.

Türkiye, Kıbrıs’ta BM parametreleri olan iki toplumlu, iki kesimli, siyasal eşitliğe dayalı ve iki kurucu devleti olan federal bir çözüme yetişme öngörüsüyle yarım asrı aşkın süredir yürütülen müzakerelere iyi niyetle destek verirken, bu temeldeki müzakerelerin Kıbrıs Rum kesimi ve Yunanistan’ın uzlaşmaz tavrı sebebiyle netice vermediği ve bundan sonrasında da vermeyeceği görüşünde.

Türkiye ve Şimal Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC), Rum kesimi ve Yunanistan’ın 53 senedir görüşme edilen sadece başarısızlıkla sonuçlanan federasyon ısrarına rağmen, Ada’nın gerçeklerine uygun olan “iki devletli çözümün” masaya gelmesini istiyor.

Türk tarafı, egemen eşitliğe dayalı, yan yana yaşayan iki devletin iş birliğine dayalı çözüm modeliyle Kıbrıs’ta kalıcı ve sürdürülebilir bir çözüme ulaşılacağına ve bunun Ada halkı için daha yararlı olacağı fikrini de korumak için çaba sarfediyor.

Türkiye’nin garantörlüğü, Türk askerinin Kıbrıs’taki varlığı, KKTC’nin egemenliği ve siyasal eşitliğinin kırmızı çizgileri bulunduğunu ifade eden Kıbrıs Türk tarafı, bunlardan asla vazgeçilemeyeceğini her fırsatta vurguluyor.

Rum tarafı, bugüne dek Kıbrıs meselesinin çözümüne yarar sağlamayan BM parametrelerinin değişmemesi gerektiği ve müzakerelerin bu temelde devam etmesi icap ettiğini ileri sürüyor.

Rumlar, öteki taraftan, Türk tarafının kapalı Maraş’ın tamamen açılmasına yönelik planlamalarını sona erdirmesi ve Doğu Akdeniz’deki Türk faaliyetlerini sonlandırması şeklindeki dayatmalarını, Avrupa Birliği’ni (AB) ve öteki internasyonal oyuncuları arkasına alarak da sürdürüyor.

Türkiye ve KKTC “ne istediğini net bir halde” anlatacak

Kıbrıs temalı toplantı için Türkiye ve KKTC içinde karşılıklı ziyaretler son günlerde hız kazanırken, KKTC Cumhurbaşkanı Ersin Tatar bugün Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile Ankara’da bir araya gelecek.

Cumhurbaşkanı Tatar ve beraberindeki kurul, bugün Ankara’da Türkiye Cumhuriyeti yetkilileriyle son kez görüşmelerini meydana getirecek ve Türk tarafı yarın beraber Cenevre’ye hareket edecek.

Federasyon modelini görüşmek için masaya oturmayacağını çoğunlukla vurgulayan ve Cenevre’ye yapıcı bir anlayışla giden Türk tarafı, görüşmede “ne istediğini açık ve net bir halde” anlatacak.

Egemen eşitlik temelinde Kıbrıs Adasında iki devletin iş birliği yapacağı bir çözüm modelini korumak için çaba sarfeden garantör ülkelerden Türkiye, Cenevre’de Kıbrıs mevzusundaki düşüncelerini açık yüreklilikle ortaya koyacak.

Yaratıcı ve gerçekçi fikirlerle toplantıya giden Kıbrıs Türk tarafı görüşmede, Türkiye’nin tam destek verdiği “iki devletin egemen eşitliği ve iş birliğine dayalı yeni vizyonunu” paylaşarak, muhataplarına yeni vizyonun Ada’da iki taraf için niçin lüzumlu ve bölge için en doğru ve en gerçekçi zemin bulunduğunu anlatacak.

BM, tarafların toplantıya “yaratıcı” fikirlerle gelmesini bekliyor

Yunanistan ve Rum tarafı Kıbrıs’ta çözümün, yarım asrı aşkın süredir görüşme edilen ve netice vermeyen “federasyon” modeliyle sağlanacağı mevzusunda ısrarını sürdürüyor.

Rum kesimi, müzakerelerin 2017’deki Crans Montana görüşmelerinde kalmış olduğu yerden devam etmesi icap ettiğini savunurken, Türk tarafı ise bunun olanaksız bulunduğunu ve Cenevre’de bundan sonrasında neyin görüşme edileceğinin belirleneceğine vurgu yapıyor.

Çözümün “iki toplumlu federasyon modelinden” geçtiğini korumak için çaba sarfeden Yunanistan ise, hem Rum hem de Türk tarafının çıkarını sağlamaya yönelik bir görüşme için toplantılara iyi niyetle katılacağını belirtti.

Ada’nın öteki garantörü İngiltere’nin Dışişleri Bakanı Dominic Raab da şubat ayındaki Kıbrıs ziyareti esnasında gayriresmi konferansa ilişkin ülkesinin pozisyonuna değinmişti.

BM öncülüğündeki konferansın Kıbrıs’ta her iki topluma da yarar sağlamak ve bölgesel istikrarı çoğaltmak için bir fırsat bulunduğunu belirten Raab, Kıbrıs meselesinin çözülmesine destek olma mevzusunda ülke olarak rollerini eksiksiz oynayacaklarını vurgulamıştı.

Raab, “Taraflara, esneklik ve uzlaşma gösterme isteği ile görüşmelere gelmeleri çağrısında bulunuyorum.” ifadelerini kullanmıştı.

Kıbrıs meselesinin bir AB problemi bulunduğunu ve Kıbrıs’ta iki taraflı, iki toplumlu federasyon çözümünü korumak için çaba sarfeden AB, tekrardan başlaması planlanan Kıbrıs müzakerelerinde kendisinin de bulunması icap ettiğini ileri sürüyor.

Cenevre’deki gayriresmi görüşmede masada olmayacak olan AB yetkililerinin, taraflarla toplantı haricinde görüşmeler yapması planlanıyor.

Öte taraftan, Cenevre’deki toplantı, BM Genel Sekreteri Guterres’in yeni tip koronavirüs (Kovid-19) salgını sonrası karşı karşıya katılacağı ilk toplantı olması açısından da ehemmiyet taşıyor.

Guterres, Cenevre’de yapılacak gayriresmi Kıbrıs görüşmelerine tarafların “yaratıcı” fikirlerle gelmesini umuyor. Guterres’in bu çağrısı, Türk tarafının “yeni fikirlerin masaya gelmesi” yönündeki tutumuyla da uyum gösteriyor.

Türk tarafınca toplantı öncesi net mesajlar

Türkiye Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, 16 Nisan’da Cenevre’deki konuşma öncesi son kez KKTC’ye ziyarette bulunmuş oldu. Çavuşoğlu ve KKTC Cumhurbaşkanı Tatar, düzenledikleri ortak basın toplantısında, Kıbrıs meselesine ilişkin net mesajlar vermişti.

KKTC Cumhurbaşkanı Tatar, burada yapmış olduğu konuşmada, “Biz, BM’de devletten devlete ilişkiyi ifade edeceğiz. Böylelikle egemen eşitlik temelinde bir antak kalma olabilir. O antak kalma olduktan, KKTC’nin bu coğrafyada kendi halkının geleceği için vereceği ümit, cesaretle burası gelişecektir ve tüm Kıbrıs halkı bundan faydalanacaktır.” dedi.

Cenevre toplantısının sonucu ne olursa olsun Türkiye’nin KKTC’nin ve Kıbrıs Türk halkının her koşulda yanında olacağı mesajını her fırsatta dile getiren Çavuşoğlu, “imkansızı görüşme etmenin” hiçbir anlamı olmadığını ve bunun süre kaybı olacağını kaydetmişti.

Çavuşoğlu, KKTC ziyareti öncesi katılmış olduğu tv programında yapmış olduğu değerlendirmede, “Bu süre kaybında, bu süreçte tanınmış olmanın ve AB üyeliğinin tadını çıkaracak olan Rum kesimidir. Engellemeler altında ve ambargolar altında güçlük çekmeye devam edecek taraf da KKTC ve Kıbrıs Türk halkıdır. 20 yıl, 30 yıl daha görüşme etsek, 53 yıl görüşme etmişiz, gene bir netice çıkmayacak federasyon için. O nedenle imkansızı zorlamanın hiçbir anlamı yok.” ifadelerini kullanmıştı.

YORUM YAZ

Yorumunuzu girin!
Buraya adınızı girin

Son Gelişmeler

Benzer Haberler