24.5 C
İstanbul
Cuma, 3 Temmuz 2020

Prof. Dr. Taner Şengün: Düşen meteorun yeryüzüne yetişme ihtimali oldukça düşük

Benzer Haberler

Ekrem Buğra
Bilim & Teknoloji Yazarı
Elazığ

Elazığ Fırat Üniversitesi () akademisyenleri, Doğu ve Güneydoğu Anadolu ile Doğu Karadeniz’de birçok ilden görülen gök taşının (meteor) düşme anına ilişkin kentte ortaya çıkan yeni görüntüleri değerlendirdi.

Kentteki güvenlik kameraları kayıtlarında, gökyüzünden hüzme şeklinde yeryüzüne doğru inen cismin saniyeler içinde ışık saçmış olduğu görülüyor.

Görüntüleri inceleyen FÜ İnsani ve Toplumsal Bilimler Fakültesi Coğrafya Kısmı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Taner Şengün, AA muhabirine yapmış olduğu açıklamada, insanları heyecanlandıran sema vakasının, bilim çevreleri tarafınca da ifade edilmiş olduğu suretiyle bir meteor düşmesi bulunduğunu belirtti.

Gök taşının düşme anına ilişkin kentteki ve değişik illerdeki {güvenlik kamerası} kayıtlarını dostlarıyla incelediklerinde, bunun yeryüzüne yetişme ihtimalinin oldukça düşük bulunduğunu gördüklerini vurgulayan Şengün, şu şekilde devam etti:

“Elazığ’dan elde edilmiş yeni görüntüler ve Türkiye’nin öteki illerindeki görüntüleri yine değerlendirdik. Bunun sonucunda tek bir gök taşı bulunduğunu, atmosfer içine hızla girdikten sonrasında sürtünmenin etkisiyle ısınarak ateş topu haline geldiği, ısı ve ışık yaymış olduğu, sonrasında yok olduğu görülmektedir. Görülen illeri dikkate aldığımızda, bilhassa Batman, Malatya, Elazığ, Bingöl, Erzincan, Erzurum ve Artvin’e doğru atmosfer içinde hareket etmiş olduğu, buna bağlı olarak da Artvin civarından sonrasında havada patlayarak yok olduğu görülüyor. Bundan dolayı belirtilen illerde görülen ve izlenen gök taşının, aynı olduğu ifade edilebilir.”

“Arazide gök taşı aramasına gerek olmadığını düşünüyoruz”

Şengün, kentte gök taşının düşme anına tanıklık eden birçok insanoğlunun, bunun büyük olasılıkla Harput civarına düştüğünü belirtmesi üstüne, her ihtimale karşı bölgede geniş kapsamlı araştırma yaptıklarını sadece herhangi bulguya rastlamadıklarını dile getirdi.

Bilhassa Batman, Malatya, Elazığ, Bingöl, Artvin şeklinde illerdeki görgü tanıklarıyla da iletişime geçtiklerini, birçoğunun göz yanılsaması sebebiyle “gök taşının gene bulundukları bölgeye düşmüş olabileceğini” ifade ettiğini özetleyen Şengün, bu durumun insanların doğaya çıkıp gök taşı aramasına niçin bulunduğunu bildirdi.

Şengün, konuşmasını şu şekilde sürdürdü:

“27 Mayıs akşamı 20.30 civarında Doğu ve Güneydoğu Anadolu ile Doğu Karadeniz bölgelerinde rahatça izlenen, görgü tanıkları tarafınca yeryüzüne düşmüş olduğu zannedilen, göz yanılması neticesinde birçok ilde insanların aramaya çıkmış olduğu gök taşına ulaşamayacaklarını düşünüyoruz. Şundan dolayı o tarihte Türkiye’de görülen gök taşının parçalanarak havada yok olduğu düşüncesindeyiz. Bundan dolayı insanlarımızın arazide gök taşı aramasına gerek olmadığını düşünüyoruz.”

Gök taşlarının, dünyayı adeta koruyucu bir katman halinde kuşatan atmosferde sürtünme etkisiyle yandığını, çoğu zaman yeryüzüne düşmeden parçalanıp yok bulunduğunu vurgulayan Şengün, “Ender olarak da yeryüzüne düşebilirler. Bunlar yeryüzüne ulaştıklarında yapılara ya da insanlara zarar verme ihtimalleri var. Ek olarak düştükleri yerlerde kraterler de oluşturabilirler. Ay yüzeyinde kraterlerin büyük bir kısmı ayın atmosfer şeklinde koruyucu bir etkiye haiz bulunmamasından dolayı yüzeyine gök taşlarının direkt çarpması sonucu oluşmuştur.” ifadelerini kullandı.

YORUM YAZ

Yorumunuzu girin!
Buraya adınızı girin

Son Gelişmeler

Benzer Haberler