Home > Columnists > Prof. Dr. Hakan Uzelturk
Motorlu Taşıtlar Vergisi [16.01.2010]

Her sene yeni yılın başında gündeme gelen motorlu taşıtlar vergisi iki taksitte ödenmektedir. Birinci taksit Ocak, ikinci taksit Temmuz ayındadır. Bakanlar Kurulu tarafından bu sene Motorlu Taşıtlar Vergisi'nin geçen yıla oranla % 3.3 artırılmasına karar verildi. Bu konuda mükelleflerin ilk taksidin ödeneceği Ocak-2010 ayında dikkat etmeleri gereken bazı hususlar bulunmaktadır.

Vergi ödemeleri Kanun kapsamında araç türlerine göre farklı kriterlerin esas alındığı listelere göre belirlenmektedir. Örneğin otomobiller için aşağıdaki liste geçerlidir.


Bazı araçlar bakımından ise mevcut listelerde yer alan vergi tutarları daha az ödenebilmektedir. Bu vergi avantajı için aracın kasko değerinin % 5’i hesaplanacak ve o araçla ilgili tarife ile karşılaştırılacaktır. Tarifede yer alan vergi tutarı kasko değerinin % 5’inin üzerinde ise tarifenin bir alt kademesinde yer alan vergi tutarı ödenecektir. İndirimli oran için bu konuda yetki sahibi olan sigorta acentaları internetten indirilebilen bildirim formunu düzenleyecek ve mükellefler bu form ile bağlı bulundukları vergi dairesine başvuracaktır. Aracın yaşı hesaplanırken model yılının bir olarak kabul edilmesi gerekmektedir. Bu durumda 2007 model bir araç 4 yaşında, 2009 model bir araç 2 yaşında olacaktır.

Motorlu Kara Taşıtları Kasko Değer Listesi Türkiye Sigorta ve Reasürans Şirketleri Birliği tarafından ocak ayı itibarıyla yayınlanmaktadır. Liste’de yer almayan taşıtların değerleri Türkiye Sigorta ve Reasürans Şirketleri Birliği tarafından ayrıca belirlenmektedir. Bunun için yetkili sigorta acentalarının başvurusu gerekmektedir. Başvurudan kasko sigorta poliçesi olmayanlar da yaralanabilmektedir. Bu kapsamda Motorlu Taşıtlar Vergisi Kanunu’nun I sayılı tarifesinde yer alan otomobil, cip, kaptıkaçtı, arazi taşıtları ve benzeri taşıtlar bu indirimli orandan yararlanabilecek fakat kamyon, kamyonet, minibüs, panel van, otobüs, yat, kotra ve her türlü motorlu tekneler ile uçak ve helikopterler yararlanamayacaktır.

Motorlu Taşıtlar Vergisi’nin özelliği tarh, tebliğ, tahakkuk işlemleri aynı zamanda gerçekleşir. Bu nedenle verginin ayrıca mükelleflere tebliğ edilmesi gerekmemektedir. Bununla birlikte tahakkukun sene başında gerçekleşmesi mükellefin tebliğ tarihini takip eden tarihten itibaren 30 günlük dava süresini kullanmasına engel değildir. Mükellef bu vergiyle ilgili olarak dava yoluna gitmek istiyorsa Ocak ayının son günü de dahil olmak üzere 30 günlük sürede başvuruda bulunabilecektir. Her ne kadar bu konuda zaman zaman vergi yargısında tahakkuk sene başında gerçekleşmiş olması sebebiyle işlemin kesinleştiği ve kesinleşen işlem sebebiyle de yargı yoluna gidilemeyeceğine dair kararlar çıkabilmekte ise de bu hukuken mümkün değildir. Ayrıca İdare’nin her türlü eylem ve işlemine karşı yargı yolunun açık olduğu da bir Anayasa hükmüdür.

Motorlu Taşıtlar Vergisinin internet ortamında yatırılması halinde yazıcıdan alınan çıktı vergi dairesince gerekli düzenlemelerin yokluğu sebebiyle hukuken geçerli bir makbuz olarak kabul edilmemektedir. Bu durumu dikkate almaları gereken mükelleflerin en yakın banka şubesinden vergi tahsil belgesi almaları gerekmektedir. Ayrıca bu belgelerin saklanması ileride ispat bakımından da gerekli olabilecektir. Ayrıca artık çeşitli bankalar yoluyla yapılan ödemelerde taksit imkânı da sağlanmaktadır. Bu kadar yüksek vergileri sözkonusu olunca bu konu da doğal olarak sorulmaktadır.

Motorlu taşıtlar vergisindeki bu uygulamalar dışında genel olarak adil olmayan bir sistemin olduğu görülmektedir. Kullanılan kriterlerdeki farklılıklar eşitsizliklere sebep olmaktadır. Bu nedenle vergi mahkemelerinin önlerine gelen Anayasa’ya aykırılık iddialarını ciddiye almaları doğru olacaktır. Deniz araçları bakımından tekne sahiplerine uygulanan vergi kriterlerinin de Anayasa’ya aykırılık oluşturduğu açıktır. Tekne ve yat arasındaki farkların ülkemizde yeterince anlaşılamadığı görülmektedir. Ayrıca vergi sistemimizdeki aksaklıklar sebebiyle tekne ve yat sahipleri bakımından ayrımcı bir vergilendirme sözkonusu olmaktadır. Bunun yanında ticari kayıtlar ve özel tüketim vergisi uygulamaları, KDV yaklaşımı adaletsizlikleri daha da artırmaktadır.

Deniz araçları bakımından yapılan yeni düzenleme ile MTV yerine ruhsat harcı sistemi getirilmiş, böylece daha önce kapsam dışı kalanlar da kapsam içine alınmış, alınacak toplam meblağ bakımından rakamlar yükselmiştir. Yapılan düzenleme ancak bir kısım mükellef bakımından vergilerde azalmaya sebep olmuş diğerleri bakımından ise bir vergi artışı ortaya çıkmıştır. Ayrıca ruhsat harcının her yıl tekrar edilmesi yerine bir kereye mahsus alınması da diğer ülke uygulamaları yanında yabancı bayraklar bakımından çekim merkezi olma sonucunu getirebilecekken bu yapılamamış, diğer ülke uygulamaları dikkate alınmadığından hedeflenen yabancı bayraktan yerli bayrağa geçme hedefi de gerçekleşememiştir.


Prof. Dr. Hakan Uzelturk

hakan.uzelturk@6news.com.tr

Yazarın diğer makaleleri:



* The views represented in this article are solely those of the author. 6News is not responsible for the content of this article.
Istanbul
25°C
Clear

Stay connected with us